Gönderen Konu: DEMİRYOLCULUĞUN SONU : "SUÇLU YİNE MAKİNİST"  (Okunma sayısı 2456 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Trenci96

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 999


 

  Babam demiryolcu, kayınpederim demiryolcu, dedem demiryolcuydu...
Demiryollarının içinde büyüdüm yani.
8 yıl TCDD Ticaret Dairesi Başkanlığı’nda memur olarak çalıştım.
3412 Modelleri iyi keserim...
Küçük Hız, Büyük Hız, Mesajeri...
Demiryolu işçilerinin de memurlarının da müthiş bir meslek bağlılıkları var. Bunu hem içlerinde yaşadığım çalışma hayatından hem de ailemdeki demiryolculardan biliyorum.
Gecenin bir yarısında, kar altında yoluna devam edemeyen treni kurtarmaya “derezin” ile ceplerinde konyaklarıyla giden hareketçilerden tutun da, traversleri ve rayları döşerken güneş yanığından hastanelik olanlara kadar bir yığın insan tanıdım. Ama hepsi istinasız yaptığı işten memnun insanlardı.
Demiryolcu olmak bir ayrıcalıktı onlar için.
Beşiktaşlı, Fenerbahçeli olmak gibi. Takım tutar gibi.
Başka mesleklerle cetvel ölçüştürür gibi ölçüştürürlerdi yaptıkları işi.
Büyük de gurur duyarlardı.
Şimdilerde hala öyle mi bilmiyorum.
Ben genel müdürlüğün “asimile” edilmiş, meslek aşkı törpülenmiş, yozlaşmış yerlerinde memurluk yaptığım için, bu dayanışmayı yutkunarak izlerdim.
Ne zaman birine “mal” yetişecek, eğer tren ulaşıyorsa ulaştırılırdı. Tren ulaşmıyorsa, en yakın istasyona ulaştırılır, oradan ne gerekiyorsa yapılırdı.
Türkiye’nin ilk aydınlanma hareketlerinden birine de aracı olmuştu trenler. Geçtikleri yerlere gazete dağıtarak giderdi. Çocuklar, vagonların peşinden “gaste at, gaste at” diye koşarlardı. Gazetesi okumuş, kıvırıp koltuğun önüne sıkıştırmış olan “kentli” aydınımız da fırlatıverirdi gazetesini.
Böylelikle, günlük gazeteler yol üzerindeki köylere, kasabalara çoğu zaman dağıtım arabasından daha önce ulaşırdı.
Taşınmalar bir başka alem olurdu. Demiryolları genel müdürlüğü taşınacak ailelere vagon tahsis ederdi. Vagona tüm eşyalarını tıpkı geniş bir salona yerleştirir gibi yerleştiren aileler, vagon kapıları ardına kadar açık, çocuklar ayaklarını sallandıra sallandıra gideceği yere üç günde, beş günde varırdı. Ama herkes uykusunu da uyurdu, çayını da içerdi, yemeğini de yapardı.
Gaz ocaklarıyla yapardık tüm yemeklerimizi.
Üzerine ailenin büyüklerinden biri çay koyardı.
Sonra biz çocuklar ayaklarımızı vagon kenarından sallandıra sallandıra çayımızı içmeye çalışırdık.
Deliler gibi mutlu olurduk. Deliler gibi de gülerdik.
Demiryolculuk kocaman bir aileydi. Yolda mutlaka yolumuza çıkanlar, bize “kumanya” hazırlayanlar olurdu. Kimi birkaç istasyon sonrasına kadar bize eşlik de ederdi.
Tüm demiryolculara bağlı bulundukları işletme çerçevesinde trenle yolculuk bedavaydı çünkü. Bunun keyfini de çıkartırdı bizimkiler.
Başka işletmelerde olan illere gidilirken de “permi” kullanılırdı. Bu permilere para ödenmezdi ve ayrıcalığı olurdu. Permi sahibi olan aile büyüğünün elinde kendisine tahsis edilen kompartumanın anahtarı da olurdu. O artık size ait bir “beşyıldızlı otel” odası gibiydi. Her şey serbestti. Yastık savaşları dahil.
Böyle bir aileydi demiryolları.
Kimse uyduruk kazalar nedeniyle birbirini suçlamazdı.
Bir olay olduğunda önce Demiryolları yöneticileri elemanlarını korumak için ortaya çıkarlardı.
1952 yılında, Pozantı-Ulukışla arasında meydana gelen ve demiryolu tarihinin en büyük felaketlerinden biri sayılan kazada Ulukışla İstasyon Şefi babam, Pozantı Kısım Şefi de dedemmiş.
Ölümlü kaza sonucu, babam ve dedem açığa alınmış. 6 ay işletme maaş verememiş yasal olarak, ama tüm elemanlarına babamın ve dedemi duyurmuş ve koca TCDD ailesi, bir gün olsun aç, susuz ve umutsuz bırakmamış bizim aileyi.
Böyle kocaman bir aile olarak anlatırdı bizimkiler demiryolunu ve her tren kazasında babamı koltuğa bağlamak zorunda kalırdır: Baba sen artık emeklisin, diye.
Hala da tutamaz kendini.
Kayınpederim de öyle...
Alilelerinden bir parçadır her demiryolcu.
Şimdi makinistler suçlandıkça onlar da kahroluyorlar.
Demiryolları önce kendi elemanlarını savunurdu.
Şimdi önce onlara yüklüyor suçu.
Demiryollarında hata mı var? Suçlu belli: Makinistler.
Son kazada da ölen makinist suçlanacaktır. Ya da çarpan makinist ışığı görmemiş olacaktır.
Bu açıklamayı valilik, emniyet falan yapmıyor, TCDD Genel Müdürlüğü yapıyor.
Vali diyor ki, elektrik kesintisi varmış hızlandırılmış tren nedeniyle.
Genel Müdürlük diyor ki, “hayır, kazada teknik sorun yok, makinist hatası,”
Bir meslek grubu, cumhuriyetin tüm değerlerini, ahlak ve dayanışma da dahil, tüm değerlerini taşıyan bir kurum yok edildi, gitti.
Siz elemanınızı korumaz, kollamaz da, kendi sisteminize feda ederseniz o meslek grubu sizi daha ne kadar ayakta tutabilir ki?
Bir de gözden kaçan şu noktayı hatırlatmak gerek: Demiryolları yalnızca yolcu taşıyan trenlerden oluşmuyor.
Yalnızca yolcu taşıyan trenlerin kahrını çekmiyor yol, hareket, cer çalışanları...
Cumhuriyet döneminin en bilinçli “örgütü”dür TCDD çalışanları, makinistlerden başladılar...

A. Mümtaz İdil

Odatv.com
KAYNAK : http://www.odatv.com/n.php?n=suclu-yine-makinist-0401101200

Çevrimiçi Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1002
Ynt: DEMİRYOLCULUĞUN SONU : "SUÇLU YİNE MAKİNİST"
« Yanıtla #1 : 27 Şubat 2013 / 22:53 »
Teşekkürler,

Bizlerin sayfalar dolusu yazıp anlatamayacaklarımızı bu denli güzel anlatan bir yazıyı bulup paylaştığınız için.



Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter
 


DEMİRYOLCULUĞUN SONU : "SUÇLU YİNE MAKİNİST" Benzer Konular

Kayseri'den Sivas'a "Cumhuriyet Eğitim Treni" Yola Çıkıyor.
Cumhuriyetimizin 85. Yıldönümünde, Kayseri'den Sivas'a “Cumhuriyet Eğitim Treni” Yola Çıkıyor… Projeye, Atatürk'ün “Biz Cumhuriy... Devamı...

Gösterim: 1700 - Yanıt: 1 - Başlatan:Ömer Tolga Sümerli
Yüksek Planlama Raporu "Raylarda Risk Büyük"
Başbakanlığa bağlı Yüksek Denetleme Kurulu müfettişleri, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) temin ettiği rayları... Devamı...

Gösterim: 1794 - Yanıt: 3 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
"Demiryollarının dünyada ve Türkiye'de geleceği aydınlık" Süleyman YAVUZ
Avrupa ve Asya ülkeleri arasındaki 1 trilyon dolar bedeli bulan malların geçişinden elde edilen gelirin 50 milyar dolar olduğunu... Devamı...

Gösterim: 2833 - Yanıt: 0 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
"DEMİRYOLU SERBESTLEŞME KANUN TASLAĞI" ÜZERİNE BİR YORUM
Yaptığımız bir anketten de anlaşıldığı üzere demiryolcular aslında serbestleşmeye karşı değiller ve samimi,AB standartlarında ye... Devamı...

Gösterim: 2374 - Yanıt: 1 - Başlatan:demiryolcu
Binali Yıldırımdan eleştirilere "ipe sapa gelmeyen" söylentiler tepkisi
Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün de yeni kurulan bir genel müdürlük olduğunu hatırlatan Yıldırım, bu genel müdürlüğün, de... Devamı...

Gösterim: 1597 - Yanıt: 0 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ