Gönderen Konu: Demiryolu araçları tescil yönetmeliği  (Okunma sayısı 1498 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı leventdurusoy

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 762
Demiryolu araçları tescil yönetmeliği
« : 10 Ocak 2018 / 14:14 »

DDGM Demiryolu Araç tescilinde Uluslararası sertifika isteniyor olmasının ekonomik boyutu:
[/color][/size]Hükümet; döviz girdisi yaratmak, kamu harcamalarını kısmak, cari açığı kapatmak, enflasyonla mücadele için elinden geldiğince çaba sarfetmekte ülkeyi kalkındırmak için uğraşmaktadır. Bu konuda para ve maliye politikaları ile yapılabilecekler zaten yapılmaktadır. Bürokrasinin de bu çabaya destek vermesi, kıt olan ülke kaynaklarını hoyratça harcamaması düşüncesindeyim. TCDD hatlarının bakım-onarımı, YHT hatlarının özel sektör firmalarına ihale ediliyor olması ve bundan sonraki süreçte de bu şekilde olacak olması işin finansmanı konusunda çok ciddi endişelere sebep olmaktadır. Mevcut hatların Bakım onarımı ve yeni YHT hatlarının inşasında özel sektörün özellikle makine parkındaki araçların sertifikasyonu ciddi sıkıntılara ve maliyetlerinin hızla yükselmesine yol açacaktır. Bu maliyet artışı; dolaylı olarak TCDD ihalelerinde ciddi bir mali artışa neden olacaktır. DDGM tarafından yapılan düzenlemelerden sonra bile TCDD’nin zararları hızla artmaya devam etmektedir. Soruna acil çözüm bulunamaz ise bu maliyet artışlarından dolayı TCDD’nin zararları katlanarak artacaktır. Nihayetinde tren işletmek değil, bakım onarım ve trafiğe kapalı hat kesimlerinde imalat yapmaktadırlar. Temin ettikleri yerli sanayi ürünü olan lastik tekerlerinden tahrikli araçların bu yönetmelik çerçevesinde kullanımının yasak hale gelmesi, yalnızca makine parklarında ki araçların değiştirilmesi durumunda bile 3-5 katı kadar bir ek maliyetle karşılaşmalarına neden olacaktır. (lastik tekerli araç maliyeti ile hidrolik tahrikli araç maliyet farkı yaklaşık dört kattır.) Özel sektör firmaları zararına iş yapmayacağı için, maliyetlerinde ki bu artışı TCDD ihalelerine yansıtacaklardır. DDGM’nin; ticari olarak tren işletmeciği yapacak TCDD ve özel sektör lokomotif, tren seti ve vagonlarında sertifika istemesini; karşılıklı işletilebilirlik açısından son derece makul ve mantıklıdır . Bu sertifikalar şimdilik yalnızca yurtdışından alınıyor olsa da bir kere alındıktan sonra aynı tip araç için tasdik yeterli olmaktadır. Bakım onarım ve yeni yol inşa işlerinde kullanılan araçlarda ise durum çok daha farklıdır. Araçlar çok çeşitli ve farklı özelliklere sahiptir ve her araç için ayrı bir sertifika gerekmektedir. Özellikle ülkemizde bu manada sertifika verecek sertifikasyon firması yok iken, bu araçların hiçbir şekilde yurt dışına da çıkmayacağı belli iken, hükümetin döviz çıkışına engel olma çabası da ortada iken, sertifikasyon neticesinde hiçbir teknoloji transferi olmayacak iken sertifika istenmesini gerçekten anlamıyorum. TCDD ya da DDGM; ticari taşımacılık amaçlı olmayan, bakım onarım ve yeni yol imalatlarında kullanılacak araçlardan sertifika istemekten vazgeçmeli ya da ticari işletmecilik amaçlı olmayan bu araçların standarda uygunluğunu kendi birimlerinde, standarda ait çeklistlerden kontrol etmeli standarda uygunluğunu belgelendirmelidir. İleri ki zamanlarda ülkemizde akredite belgelendirme firmaları kurulduğunda, ücreti ülkemizde kalacağı için zaten sorun yoktur. Aksi durumda, kullanımı ve hat üstüne çıkışı yasak hale gelen, DDGM'nin Tescilini mümkün kılmadığı bu araçlar tüm riskleri taşıyarak taşeron firmalarca kullanılmaya devam edecektir. ya da TCDD olağan üstü maliyet artışlarına razı olacaktır.
Hükümetin enflasyonu ve cari açığı azaltma çabalarına ya destek olursunuz ya da BİMER'e kadar bu sorunu taşırım. Yazık, bu ülke bizimdir.
[/font]
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Adk System Advertising


Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1080
Ynt: Demiryolu araçları tescil yönetmeliği
« Yanıtla #1 : 11 Ocak 2018 / 02:38 »
Hoşgeldiniz tekrar :)

Sizin yazılarını özlemiştik ama böylesine canhıraş bir çığlıkla değil eğitim ya da yolgösteren nitelikte bir yazı beklerdik.

Yazdıklarınız üzerinde yorum yapmak istemiyorum.

İstemiyorum çünkü bir başlarsam nerede duracağımı kestiremiyorum, bu da sizin uyarı amaçlı yazınızın amacına uymayacak.

Sadece lütfen şunu anımsatmama izin verin, çoktandır Cumhurbaşkanına, onun söylediklerine ters hatta onunla inat edercesine yasal düzenlemeler ve uygulamalar yapıldığını gözlemekteyim.

Kendi ayağına kurşun sıkmak olarak tanımlanabilecek uygulamalar bunlar, eğer bir şekilde köküne inilebildiğinde ise şaşmaz şekilde altından gizli fetöcüler çıkıyor!

Diyeceğim o ki, bu düzenlemenin sorumlularını bu açıdan da gözden geçirmenizde yarar olabilir, aklınızda bulunsun derim.

Yeniden hoşgeldiniz diyor saygılar sunuyorum.

Çevrimdışı leventdurusoy

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 762
Ynt: Demiryolu araçları tescil yönetmeliği
« Yanıtla #2 : 12 Ocak 2018 / 01:10 »
Hükümet cephesinde trenin lokomotifi ile vagonlarının farklı yönlere gitme temayülünde olduklarını çoğu insan görüyor zaten. ama bu ayrı yöne gitme olayını fetöye bağlarsak yanılmış oluruz. Belki de insanların günahını almış oluruz, bu ağır olur. benim şahsi düşüncem bürokrasi içerisinde durumdan vazife çıkarmamaları gibi. ülkemizde durumdan vazife çıkaran şu an itibarıyla yalnızca hukuk gibi sanki  :D
işin bir diğer tuhaf olan yanı ise araç tesciline uygun sayılan araçların her birinin de aynı standart tarafından tanımlanıyor olmasıdır. yani ddgm diyor ki; ben bu standardın yarısını kabul ederim diğer yarısını kabul etmem. var mı böyle bir şey ya ?
yazınızda yol göstericilik beklerdim yazmışsınız,öyle  deme, bu zaten gösterdiğim yoldan sapmalarının bir sonucudur.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1080
Ynt: Demiryolu araçları tescil yönetmeliği
« Yanıtla #3 : 12 Ocak 2018 / 03:29 »
Merhaba yeniden,

Yazınızı defalarca okudum.

Sizi anlamaya çalışıyorum aynen Ömer Beyi anlamaya çalıştığım gibi :)

Sanırım yaşadıklarım ve tanık olduklarım beni insanların iyiniyeti konusunda sizden farklı olarak daha katı, daha cimri kıldı.

Reis diye seslendikleri (ve bence Cumhurbaşkanlığı makamına haksızlık ettikleri) Sayın Erdoğan'ın talimatları ortadayken yenilen bir çok halt var! Diyebilirsiniz ki, hükümet üyelerinin açıklamalarının birbiriyle çeliştiği bir ortamda daha alt kademelerde, memur düzeyindekilerin 'iktidarın kendi ayaklarına kurşun sıkarcasına'  yaptıkları işler 'işgüzarlık' olarak tanımlanabilir. Nitekim siz de böyle düşünüyorsunuz anladığım kadarıyla!

Oysa ben, fetö'nün rastgele bir organizasyon olmadığını, kökünün de kazınmadığını, adamların ruhlarıyla fetöye biat ettiklerini biliyorum, bunun defalarca tanığı oldum! Maddi çıkar değil de ruhlarını satmışcasına bağlı olanların iktidar lehine nefes dahi almayacaklarını biliyorum. Kendilerini saklamakta, rol yapmakta çok başarılı olduklarını da biliyoruz. Bu ruhlarıyla bağlı olanların her yaptıkları ve yapacakları dikkat edilirse sürekli provokasyon niteliği taşıyor! İktidarın Cumhuriyetçi, laik kesimle karşı karşıya gelmesini sağlayacak her tür adım bunlardan geliyor.

Konumuz bağlamında ise haklısınızdır, fetö mensubu olmayabilirler, tersini iddia edecek bilgiye sahip değilim.
Ne var ki, iktidar savcılarının yaptığı gibi ben defterlere, telefonlara kaydedilmiş olmayı değil, eylemlerin sonucunu fetö mensubu olmanın delili sayıyorum.

Size çok yakın bir örnek vereyim; Cumhurbaşkanının ve AKP'nin Atatürk posteri asıp, Atatürk'ten sitayişle söz ettikleri bir anda, Atatürk ve savaş arkadaşları, yani kurtuluş savaşını başlatan askerler hakkında idam kararı veren Şeyhülislam'ın adını bir okula vermek nedir?
Aklıbaşında hiç bir AKP'li ama vaziyeti okumaktan, ama 'reis' korkusundan böyle bir 'halt' yiyemeyeceğine göre kime yarar bu?

Yeri gelmişken, anlaşıldığı kadarıyla bizzat Cumhurbaşkanı tarafından defalarca uyarılmış olduğu anlaşılan Kadir Topbaş'ın son bir yılda peşpeşe raylı sistem ihalesine çıkmasını, yerine gelen başkanın ilk iş olarak bu ihaleleri iptal etmesini, iptaller nedeniyle milyarlarca liranın ceza olarak ihaleyi kazanan (bence verilen) yüklenicilere ödenecek olmasını nasıl açıklamalıyız?

Görünürde İller bankası genel müdürünün, bence bağlı olduğu bakan Haseki'nin kişisel hıncı, kaprisi nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesinin Narlıdere metrosu için her yıl birbuçuk-iki milyon avro fazla faiz ödeyecek olmasını neyle açıklayabiliriz?

Sokaktaki müteahhitlerin bile ulaşabildiği başbakanın ülkenin üçüncü büyük kentinin belediye başkanına Mayıs ayından bu yana randevu vermemesini nasıl açıklayacağız? Başbakanlık görevlilerinin işgüzarlığı bunu açıklamaya yeter mi?

Neyse..

Sonuç olarak diyeceğim, ama eğitim ama uyarı, yazılarınızı bizden eksik etmeyiniz.

Saygılarımla,

..


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter