Gönderen Konu: Demiryolu Soruları Bölüm-1 Hızlı Tren  (Okunma sayısı 5583 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ömer Tolga Sümerli

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1771
Demiryolu Soruları Bölüm-1 Hızlı Tren
« : 31 Ağustos 2015 / 16:24 »

2008 yılından bu ana internette çeşitli platformlarda, araştırma, bilgi fikir ve görüşlerimi yazmaktayım. Fikirlerimi yazdıktan sonra, tarafıma yönlendirilen en başta eleştirisel sorulara, yine çeşitli ortamlarda cevaplar verdim. Demiryollarımız konusunda ne anlatmak istediğimi daha iyi belirtebilmem adına, bu soru ve cevapları derleyerek, röportaj kıvamında yazmayı uygun gördüm. Sakın yanlış anlaşılmasın, bana sorular sorulan, bilmiş, edasıyla yazmıyorum. Sadece düşüncelerimi bu şekilde daha iyi aktarabileceğimi düşündüm. Umarım becerebilir ve anlatmak istediklerimi sizlere iyi bir şekilde aktarabilirim.
Sorular arasında konu geçişleri ve kopukluklar olabilir, farklı kişilerin aynı konuya yönelik farklı açıdan soruları da yazıda mevcut. Yakın çevremden gelen bazı tepkileri dikkate alarak, tek seferde uzunca bir yazı yazmak yerine, bölümler halinde yazmayı tercih ettim.

 
Bölüm-1 Hızlı Tren:

 
-Hızlı trene ne kadar karşı olsanız da ülkemizde hızlı tren ağlarımız gelişiyor. Bununla ilgili neler söylersiniz?

 
-“Hızlı Trene Karşı” Bu terimi nereden çıkardınız?

 
-Bazı yazılarınızda yazmışsınız, hızlı tren istemediğinizi belirtmişsiniz.

 
-Siz yazılarımın tamamını okumamaşsınız anlaşılan. Ya da okuyup, kendinizce belirli bir kalıba soktunuz.

 
-Okudum. Hızlı tren yerine konvansiyonel trenleri istediğiniz belirtmişsiniz. Bu da sizi otomatik olarak hızlı tren karşıtı yapar.

 
-Tahminimde yanılmamışım, okuyup kendinizce belirli bir kalıbın içerisine koymuşsunuz. Peki bu fikir aklınızda oluşurken, hiç düşünmediniz mi, bu adamın demiryolu teknolojileriyle ilgili pek çok yazısı var, hem teknolojiden bahsedip, hemde, demiryolu teknolojisinde ileri bir nokta olan hızlı trene ülkemizde neden karşı diye?

 
-Siyasal tercihinizden olabilir.

 
-Yazılarımı tam olarak okumadığınızı da buradan anlıyorum.Bir şey daha belirteyim,  yönetimde hangi siyasi anlayış olursa olsun yapılanlar yine bu şekilde olsaydı, duruşum yine aynı olurdu. , bundan emin olabilirsiniz. En başta, hızlı tren ilk işletmeye açıldığında, karşıt görüşlü bazı gazetecilerin yalan yanlış ibarelerine de ben karşı durdum ve onlara net cevaplar verdim. Bunlardan belki unutulan ilginç bir örneği sizinle paylaşayım: Bakın zamanında Yiğit Bulut neler  yazmış, bende yöneticisi olduğum forumdan ne cevaplar vermişim.

http://www.demiryolcuyuz.biz/forum/yigit-bulutun-alarkoya-hizli-tren-sorulari-t1919.0.html;msg8832#msg8832

 “Hızlı tren karşıtı” terimizi kesinlikle kabul etmiyorum. Çünkü pek çok yazımda da belirttiğim gibi, ülkemizin bulunduğu konuma bakıldığında, Avrupa-Asya-Arap yarımadası bağlantılarında önemli bir geçiş noktası olduğu görülmektedir. Demiryollarına yatırım yapan pek çok Asya ve Avrupa ülkesinde olduğu gibi bizim de demiryolarında öncelikli yatırımımız, limanlar ve yurt içi bağlantılarla birlikte uluslar arası bağlantıları da sağlayacak, yeni, hızlı ve modern konvansiyonel (yük ve yolcu taşımacılığının beraber yapıldığı hatlar) hatların yapılmasını, bu sayede ekonomimiz için çok önemli olan ticaretin, uygun ücretli taşımacılık sayesinde gelişmesini belirtmiştim. Tüm bunlarla birlikte, ekonomik gelişmeyle, ileriki zamanlarda pek tabi ki yüksek hızlı tren yapılmalı görüşünü savunmuştum. Kısaca, öncelik olarak hızlı trenden başlamak yerine, dünyadaki pek çok örnekte olduğu gibi, hızlı konvansiyonel hatlardan başlanmalı, sonra da hızlı trene geçilmeliydi demiştim.

 
-Yavaştan başlayıp hızlıya mı geçelim diyorsunuz? Neden son tenolojiyi hemen getirmeyelim?

-“Yavaş” dediğiniz konvansiyonel hatlarda, Almanya, Fransa gibi ülkelerde 200km/s. Hızla yolcu treni, 140-150km/s hızlardada yük treninin çalıştığı, mesafesi hiç de az olmayan yerler var. Hem bu hatlar oldukça modern ve teknolojik hatlar. Hatta tüm Avrupa ile sinyalizasyon entegrasyonu sağlanması için, ERTMS/ETCS sistemiyle donatılmaya çalışılıyor. Hatta size ek bir bilgi olarak, AB komisyonluğunun 2009 yılında yayımladığı demiryolarının geliştirilmesine yönelik bir yazıda, özellikle ülke geçişlerinde 250km/s. yolcu, 160km/s. yük taşınan hatların yapılmasına öncelik verilmesini talep etmişti.  Alp dağlarının altından geçen 59km'lik tünelli de içinde barındıran, Alp-Trans hattının hız değerleri de bu şekilde yapılmıştır.  Bu hızlar çok mu düşük?

 
-350km/s. Hıza göre düşük.

 
-Alıştığımız veya sizin hayalinideki konvansiyonel hat kavramına göre de oldukça yüksek değil mi?
Bir tane örnek göstereyim 200km/s. Hızla giden bir yataklı trenin istasyondan geçiş videosu. Burası konvansiyonel hat.
https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=eirIaC5Ooaw

 
-Şimdi bu yatırım yapılmış, halkımızda bundan faydalanıyor. Bu güzel değil mi?

 
-Sorunuzda ne güzel “yatırım” dediniz. Yatırım özel sektörde yapılırken şirketin ileriki zamanlarda kazancı düşünülerek yapılır. Devlet yatırım yapıyorsa, ileriki zamanlarda ülke menfaati ve tabiki ülkede yaşayan insanların menfaati düşünülerek yatırım yapılır/yapılmalıdır. Diyeceksiniz ki “İnsanlar bundan faydalnamıyor mu?” Elbette ki faydalanıyor fakat, daha önce de değindim, dünyadaki diğer ülkelerde olduğu gibi öncelikli ekonomiyi de düşünmek gerekiyor. Ekonomi, insanların refahı için en önemli unsur.

 
-Neticede insanlar ucuz, hızlı ve güvenli olarak taşınıyor. Bu hizmet değil mi?

 
-Yarın AB komisyonluğu, diğer Avrupa ülkelerine yaptığı gibi devlete, “demiryoluna yapılan sübvansiyonları azaltıp masraflarınızı düzenleyin” dediği zaman, hızlı trene yapılan devlet desteği azalınca, yine diğer Avrupa ülklerinde olduğu gibi hızlı tren fiyatları uçak fiyatlarına yaklaşıp, “ucuz” diye belirttiğiniz nitelik ortadan kalkınca halkımız yine, mutlu mesut bir şekilde hızlı trene binmeye devam eder mi? Ekonomimize destek olacak yurt içi ve uluslar arası bağlantılar yapılsa, buradan insanlar ve ülkemiz kazansa ve daha sonra hızlı tren yapılıp, insanlar ekonomik durumlarına göre tercihlerini yapsa daha iyi olmaz mı? Hazır ekonomiye dokunmuşken, demiryollarında yapım ve işletme maliyeti en yüksek olan sistem yüksek hızlı tren sistemleridir.

 
-Bizde de önce  hızlı tren yapıldı. Bunu yanlış görmüyorum.

 
-O zaman 2000'li yılların başından itibaren, demiryolu yatırımı yapan Avrupa ve Asya ülkelerinde bir gariplik var. Bir şey bilmiyorlar ki önceliklerini yurt içi ve yurt dışı bağlantıların sağlandığı hızlı konvansiyonel hatlara verdiler.

-Hızlı trenin yarım yamalak yapıldığını söylüyorsunuz. Ya konuyla ilgili hiçbir bilginiz yok, ya da kasti olarak, muhalefet yapıyorsunuz. Evet ilk başta bir takım aksaklıklar oldu fakat, bunlar belli bir süre sonra giderildi. İlk başta yaşanan bazı sıkıntılar olması normal değil mi?

 
Soruyu sorarken genelleme ile başlayıp, daha sonra ilk işletmeye başladığındaki zamana değiniyorsunuz. Konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığımdan şüphelenip bana soru sormanızda ilginç. Bu tezatlar biraz kafa karıştırıyor.  Neyse, ben size araştırmanız gereken bazı sorular soracağım, siz internette cevaplarına bakın ve şayet siyasi düşünceniz objektif olmanıza engel değilse bunları iyice bir düşünün.
Son 20 yılda dünya genelinde yeni yapılan hızlı tren sistemlerinde, işletmeye açılmasının üzerinden 5 yıl (2014 yılı içindi şimdi 6 yıl oldu) geçmesine rağmen, en kritik noktalardan biri olan tren bakım  onarım ve bakım takipleri, geçici olarak hazırlanan bir depoda yapılmış mıdır? Yoksa daha sistem hazırlanırken beraberinde depo alanı belirlenmiş ve hat yapılırken depo alanı / alanları hazırlanmış mıdır?
Yeni ve çok fonksiyonlu yol kontrol araçlarıyla, altyapıda olaşabilecek sorunların pek çoğu neredeyse önceden tespit edilebilir hale gelmiş. Bu sayede, bırakın yoldan kaynaklanan kaza ihtimalini, trenlerin belli bölgelerde hız kısıtlamasına gidecek (takayyüdat) uygulamaları neredeyse kalkmak üzeredir. Bizde, neden işletmeye başladıktan ve Konya hattı da açıldıktan yaklaşık 3.5 sene sonra teknolojik yol kontrol aracı alındı ve yanlış hatırlamıyorsam da bir hayli uzun süre de bu araç depoda yattı? (bugün kullanılıyor mu bilmiyorum)
İklim değişiklerinin bir etkisi olarak, kış aylarında anlık olarak aşırı düşük sıcaklıklar görülmekte ve bilim insanları da bunun, artarak devam edeceğini senelerce belirtmekteler. Yakın zamanda, Konya seferini yapan hızlı tren seti donmadan dolayı arıza yaptı ve aşırı soğuklar geçinceye kadar trenlerin hızları bir süreliğine düşürüldü. Bakın aşıtı tipiden yolları kar kaplamış, ondan gidememiş demiyorum. Tren arızalandı ve daha sonra bir süre trenler 250km/s.'in altında seyrettiler. Bilim insanları meteorolojik koşullarla ilgili senelerce bas bas bağırırken, zamanında neden bizde trenlerin donması karşı sistem ve önlemler alınmadı. Sonradan önlem alındıysa (alındı mı bilmiyorum), neden yurt dışı örneklerine zamanında bakılmadı ve sorun olması beklendi?
2004 yılında başlanan hızlı tren projesi Ankara-İstanbul hızlı tren projesi olarak başlamış ve duyurulmuştu. Üzerinden geçen bu kadar zamana rağmen İstanbul'a kadar gelen hızlı trenin Pendik'e kadar gelebilmesi ve hatta buraya gelirken, 26n nolu tünel sorunuyla, kendi hattından çıkıp,  bir süre konvansiyonel hatta gidip sonrada tekrar kendi hattına girmesiyle yoluna devam eden bir sistem, bitmiş bir sistem midir? Dünyada benzer bir örneği var mıdır?
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Dünyada, son 20 yılda yapılan yeni hızlı tren sistemlerinde bizdekine benzer örnekler bulun, ben sözümü geri alacağım. İnsanız neticede kusurumuz olabilir varsa da özür dilemesini de bilirim.

 
« Son Düzenleme: 31 Ağustos 2015 / 16:35 Gönderen: Ömer Tolga Sümerli »
Çalışmadan, Yorulmadan, Üretmeden Rahat Yaşamak İsteyen Toplumlar, Önce Haysiyetlerini, Sonra Hürriyetlerini, Daha Sonra da İstiklal ve İstikballerinin Kaybederler.
                                                                                                              Mustafa Kemal ATATÜRK

Adk System Advertising


Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2709
Ynt: Demiryolu Soruları Bölüm-1 Hızlı Tren
« Yanıtla #1 : 01 Eylül 2015 / 09:07 »
Merhaba Ömer Bey,

Çok güzel bir yazı olmuş. Röportaj kıvamında olması çarpıcı soru ve cevapların oluşmasına neden olmuş. Emeğinize sağlık...


-Yarın AB komisyonluğu, diğer Avrupa ülkelerine yaptığı gibi devlete, “demiryoluna yapılan sübvansiyonları azaltıp masraflarınızı düzenleyin” dediği zaman, hızlı trene yapılan devlet desteği azalınca, yine diğer Avrupa ülklerinde olduğu gibi hızlı tren fiyatları uçak fiyatlarına yaklaşıp, “ucuz” diye belirttiğiniz nitelik ortadan kalkınca halkımız yine, mutlu mesut bir şekilde hızlı trene binmeye devam eder mi? Ekonomimize destek olacak yurt içi ve uluslar arası bağlantılar yapılsa, buradan insanlar ve ülkemiz kazansa ve daha sonra hızlı tren yapılıp, insanlar ekonomik durumlarına göre tercihlerini yapsa daha iyi olmaz mı? Hazır ekonomiye dokunmuşken, demiryollarında yapım ve işletme maliyeti en yüksek olan sistem yüksek hızlı tren sistemleridir.

TCDD EYBİS - Elektronik Yolcu Bilet Satış-Rezervasyon Sistemi ile uçaklardaki gibi esnek bilet sistemine geçmeyi planlamış ve şuan TCDD nin öngörüleri doğrultusunda bilet satılabilmektedir.
 
 
Son 20 yılda dünya genelinde yeni yapılan hızlı tren sistemlerinde, işletmeye açılmasının üzerinden 5 yıl (2014 yılı içindi şimdi 6 yıl oldu) geçmesine rağmen, en kritik noktalardan biri olan tren bakım  onarım ve bakım takipleri, geçici olarak hazırlanan bir depoda yapılmış mıdır? Yoksa daha sistem hazırlanırken beraberinde depo alanı belirlenmiş ve hat yapılırken depo alanı / alanları hazırlanmış mıdır?

YHT deposu Gar Kompleksi olarak Etimesgutta Şeker Fabrikası arazisine alınarak yapılmaya başlanmıştır. İnşaat helen devam ediyor.
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1080
Ynt: Demiryolu Soruları Bölüm-1 Hızlı Tren
« Yanıtla #2 : 01 Eylül 2015 / 11:39 »
 :)

Devam..

Soru-Yanıt konuya açıklık getirmek için cuk oturmuş bir yöntem olmuş.

Hızlı Tren konusunu burada bırakmayıp, tekrar tekrar dönerek işlemekte yarar var!

Burası para-pul içinde yüzen petrol zengini arap ülkesi değil, burası işçi-memur zammı dendiğinde 'fakir' olduğunu hatırlayan ama gerçekten de imkanları sınırlı olan bir ülke!

Milletin sınırlı parasıyla 'hovardalık' etmeye kimsenin hakkı yok!

Ucundan değindiğiniz, YHT bakım maliyetinin yatırım maliyetinden de yüksek olduğu gerçeğini, ki önümüzdeki yıllarda bunun acı sonuçları yaşanacak, vurgulamalı bence.

Hoş, denizin bittiği bu saatta kimsenin hızlı tren yatırımından sözedeceğini, edebileceğini de sanmıyorum!

Ha belki, halka körüklü otobüsü metrobüs diye yutturdukları gibi, Anadolu tipi treni de YHT diye yutturabilirler.

Devam Sevgili Arkadaşım..

ahmetmithat

  • Ziyaretçi
Ynt: Demiryolu Soruları Bölüm-1 Hızlı Tren
« Yanıtla #3 : 02 Eylül 2015 / 10:52 »
Merhaba Ömer Bey, güzel bir yazı hazırlamışsınız. Ben de hızlı trenlerle ilgili bir iki soru sormak istiyorum. Üstte kısmen var ama derli toplu tekrar yazan olursa sevinirim.

1- Bir ülke neden hızlı tren yatırımı yapar veya hızlı trenin çare olacağı sorunlar nelerdir?
2- Türkiye demiryolları için en acil sorunlar bunlar mıdır?
3- Bu sorunların çözümünde hızlı trenin alternatifleri nelerdir? hangisi daha ekonomiktir?
4- YHT projelerinde bu hususlar dikkate alınmış mıdır?

Çevrimdışı Ömer Tolga Sümerli

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1771
Ynt: Demiryolu Soruları Bölüm-1 Hızlı Tren
« Yanıtla #4 : 02 Eylül 2015 / 21:59 »
Görüş bildiren arkadaşlarıma teşekkür ederim.


ahmetmithat bey sorularınıza bilgim dahilinde cevap vereyim
 
1- Hızlı tren ilk olarak 700km mesafe ve altında mesafeler için, havayoluna oranla daha ekonomik olması nedeiyle yapılması uygun görüldü. Özellikle Japonya, Almanya ve arkasından Fransa, enerji olarak, petrole bağımlılığı azaltmak ve milli enerjileri olan elektrikle çalışan trenlerle daha hızlı ulaşım sağlamak düşünceleri de hızlı trenlerin oluşması ve gelişmesinde önem kazandı. Daha sonra hızlı trenlerin ortama işletme hızları arttıkça, 700km'lik mesafe de 1000km'ye çıktı. Tüm bunlarla birlikte hızlı trenler demiryollarında bir prestij haline de geldi. Fakat en önemli husus ve özellikle Avrupa'da hızlı trenlerin tercih edilmesindeki en büyük nedenlerin başında, istasyon ve garların ya şehir merkezinde, yada şehir merkezine çok yakın yerlerde olmasıydı. Havaalanlarının şehir merkezlerinden uzak olması ve sadece alandan yolcu alabilmeleri, havaalanına olan ulaşım süresi, alanda bekleme süresi ve gidilen yere ulaştıktan sonra şehre ulaşma süresi eklendiğinde bir şehir merkezinden diğerine olan toplam ulaşım süresi ile ,hızlı treninin bir şehirden diğerine ulaşma süreleri hemen hemen aynı  olması, aynı zamanda demiryollarının devlet yönetimindeyken hesaplı olmasıyla birlikte  hızlı tren taleplerinin artmasına olanak sağladı. Günümüze gelindiğinde, gerek havayolu ulaşımınının gelişmesiyle birlikte maliyetlerin bir miktar azalması, gerekse, demiryollarının devlet idaresinden uzaklaştırma yolunda şirket anlayışıyla yönetilmeye çalışması ve akabinde sübvansiyonların azaltılmasıyla maliyetlerin, bilet fiyatlarına yansımasıyla, hızlı trenin ekonomik olması durumu da bir miktar sıkıntıya düşmüştür. Bunun en büyük göstergesi, son 15 yılda yapılan demiryolu özelleştirme işlemlerinde, özel şirketlerin daha fazla getirisi olan yük taşımacılığına yönelmesi, başta hızlı tren olmak üzere getirisi az olan yolcu taşımacılığının devlet desteği veya yönetimi ile sürdürülmesidir. Hızlı trenin çare olacağı çok sorun vardır. Fakat bunun için çok iyi bir planlama gereklidir. Japonya modeli buna en iyi örnektir. Ulaşımda ithal enerji petrole bağımlılık yerine kendi imkanlarıyla ürettikleri milli enerji ile ülke içerisinde hızlı ve güvenli bir ulaşım ağı oluşturmuşlardır. Olumsuz hava koşulları (aşırı olanları hariç) uçaklar kadar hızlı trenleri çok ciddi etkilemediğinden, ulaşşımda süreklilik kazandırılmıştır. Ayrıca her şehre havaalanı yapmak ve bu şehirlere haftada 5-6 sefer uçak uçurmak, işletmecilik açısından çok düşük verimlilik demektir. bunun yerine, havaalanı olan şehirlere hızlı tren ağıyla bağlanarak, hem demiryolu, hemde havayolu aktarması sağlanarak, her iki ulaşım modunun da verimliliği kat be kat arttırılmıştır. Ülkemizde bu tip planlamalar yapılsa dahi eksiğin oldukça fazla olması açısından hızlı tren, hem güdük kalmış, hemde masrafları arttırarak uzun vadede çözülmesi planlanan sorunların oluşmasına neden olmuştur.


2- "Bunlar" derken kastınız hızlı tren yatırımlarıysa, kesinlikle hayır. Konvansiyonel hat yatırımlarıysa şiddetle evet. Nedenlerini soru-cevap yazımda zaten belirtmiştim.


3- Hızlı trene tek alternatif havayoludur. Fakat havayolunun da işletme teknikleri vardır. En başta yakın mesafeler ve haftada 3-8seferin yapılacağı yerlere havaalanı yapıp buralara personel bağlamak çok de ekonomik değildir. Ülkemizde bu tip havaalanı sayısının oldukça fazla olmasının oluşturduğu olumsuzlukları varın siz hesaplayın. En ekonomiği hızlı yük ve yolcunun taşındığı modern konvansiyonel hatlardır. Özellikle son 15 yıldır demiryolu yatırımlarını bu yönde yapan ülkelerin sayısındaki artış bunun en güzel örneğidir.


4- Bizdeki YHT projelerinde yukarıda bahsettiğim hususlar dikkate alınmadığı için de bugün en azından İstanbul bağlantısının nasıl olacağı (Marmaray tüp geçişmi, yoksa 3. köprü üzerinden mi) bile henüz netlik kazanamadı. 250km/s. altyapı yapıldı, şimdi ise 320 ile giden YHT setlerinin alımına başlandı. İleride Ankara-İstanbul arası 320'ye çıkaracak yeni bir hattın yapılması da (ayaş projesi) gündeme geldi. Sadece bunlar bile planlamanın baştan iyi olmadığının net göstergesi.


Saygılarımla.
Çalışmadan, Yorulmadan, Üretmeden Rahat Yaşamak İsteyen Toplumlar, Önce Haysiyetlerini, Sonra Hürriyetlerini, Daha Sonra da İstiklal ve İstikballerinin Kaybederler.
                                                                                                              Mustafa Kemal ATATÜRK


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter