Gönderen Konu: Demiryolu Soruları Bölüm-2 Konvansiyonel Hatlar  (Okunma sayısı 3856 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ömer Tolga Sümerli

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1771

Bölüm-2 Konvansiyonel Hatlar

 
- Her seferinde konvansiyonel hatlarımızı kötü yönde eleştiriyorsunuz. Yollar yenilendi. Hatta bazı yazılarınızda bahsettiğiniz dönemeç (kurp) yarı çaplarının iyileştirildiği, yarmaların yapıldığı yerler var. Sinyalizasyon ve elektrifikasyon ihaleleri de yapıldı. Hatta bunlar döşenmeye başlandı bile. Buna rağmen, halen kötü yönde eleştiriler yapıyorsunuz. Burada bir yığın emek var, emeğe saygınız yok mu? İşiniz illaha ki siyasi karalama mı?

 
- Sondan başlayayım. Yapılan eksik veya yanlışsa, bunun yanlış olduğunu söylerim. Söylerken de bunu destekleyecek yurt içi veya dışı gelişmeleri de örnek veririm. Siz buna, ister siyasi karalama deyin, ister başka bir şey. Şahsıma yönelik olarak bir diğer husus ise emeğe saygı hususu. Buna iki madde halinde cevap vereceğim. İlki, sizin tarafı olduğunuz siyasi anlayışın emeğe ne kadar saygılı olduğu, işçi ölümlerinden, 3 kuruşa esnek mesai saatlerinin dayatılmasından, her geçen sene maaşlarının erimesinden ve en vahimi ise, Soma faciasında ortaya çıkan gerçeklerden anlaşılıyor. İsterseniz şu emeğe saygı hususuna hiç değinmeyin.
İkincisi ise, eleştirdiğim hususlar, işi yapanlara yani o bölgelerde çalışanlara değil işi planlayanlaradır. İşinize geldiği gibi, işçiler üzerinden pirim yapmaya kalkmazsanız sorunun temeline inmiş oluruz.
Dünyada demiryolu rehabilitasyon işine dahil olarak, geometrik düzelme diye bir şey var. Sorunuzda, ucundan değindiğiniz dönemeç yarı çaplarının genişletilmesi durumunu da içeriyor. Bu geometrik düzeltme, dolana dolana giden eski demiryolu güzergahı, yarma, tünel, viyadük ve köprülerle olabildiğince düz hale getirip, dönemeç yarıçaplarını genişletme, dik rampaları eğimini azaltma işlerinin tümüdür. Modern konvansiyonel demiryollarında, minimum dönemeç yarıçapı 500-600m. arası iken bizde 200m. yarıçaplı dönemeçler var ve buraya sadece altyapı yenilemesi yapıldı. Hyundai-Rotem ve Anadolu setleri buradan 30-40km/s buharlı hızlarıyla geçiyorlar. Demiryolunda 1000'de 25 eğimli rampa en dik rampa olarak kabul edilirken, bizde 1000'de 26 olanı var ve buna da altyapı yenilendi, rampa dikliği öylece kaldı. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, kısaca şöyle söyleyeyim. Duble yollar yapıldığında, yollar eskisine göre nasıl genişledi, nasıl keskin virajlar genişletildi, nasıl dik rampalar olabildiğince eğimi azaltıldı, nasıl trafik uyarı ve tanzim işaretleri yenilendi, işte öyle yenilikleri konvansiyonel hatlarımızda görmek istiyorum. Çift hatlı elektrifikasyon ve sinyalizasyonlu, hızlı ve güvenli yük ve yolcu taşımacılığı olsun, uluslar arası bağlantılarla ticaretimiz artsın, insanlarımız bundan en iyi şekilde faydalansın istiyorum. Tıpkı demiryolunda gelişmiş diğer ülkelerde olduğu gibi.

 
- Yapılan işleri de küçümsemeyin o zaman. 8000 küsür km yoldan bahsediyoruz. Bunlar hemen olacak işler değil.

 
- Hızlı tren hattı 2.5 senede yapılıyor. Konya hattını 2,5 senede bitirip, “dünyada en çabuk olarak hızlı tren hattını biz yaptık” reklamları aylarca döndü medyada. Kaldı ki, hızlı tren hattı yapmak konvansiyonel hatta göre kat be kat zordur. Elektrifikasyon özel, sinyalizasyon özel, raylar özel ve milimetrik hassasiyetle döşeniyor, hatta bırakın rayları, rayların altına konulan balast taşları bile özel. Sadece düz ovaya yapıldı. Tabi böyle söyleyince de kızıyorsunuz.
Yaptığım eleştirileri “küçümsemek” olarak belirtmeniz ilginç. Siz yazılarımı okurken, bazı noktaları atlıyor veya görmezden geliyorsunuz. Mesela, Sivas Kangal'da, başlanıp bitirilmeyen ve uzun süredir yarım kalan Deliktaş tüneli ve hattı bitirildi. 5 küsür km'lik bu rehabilitasyon, eskisine göre yolu 41km kısaltıyor. Tekrar ediyorum. 5Km'lik bu hat, yolu 41km kısaltıyor. Kazanılan zaman ve enerjiyi bir düşünsenize. Sadece bu değil, yolun kısalması demek, yol ve araç bakım onarım maliyetlerinin de azalması demek. Yapanları bir kez daha buradan tebrik ediyorum. İşte ben de buna değiniyorum. Konvansiyonel hatlarımızın daha çok Deliktaş'lara ihtiyacı var.

 
- Bundan önceki siyasi yönetimler sanki demiryollarına çok şey yaptılar. Dökülüyordu demiryolları. Yıllarca ihmal edildi. Şimdi hızlı trenle insanlar yine trenleri sevmeye başladılar. Yeni dizel setlerle daha konforlu, daha hızlı yolculuklar yapılıyor. Eksiklikler hızla gideriliyor. Siyasi görüşünüzden olsa gerek, asıl siz bunları görmüyor veya görmek istemiyorsunuz.

 
Bilimin siyaseti olmaz. İkisi birbirine karıştırılırsa bilim olmaz. İster siyasi deyin, ister başka bir şey benim görüşüm bu.
Tarihten bahsettiniz. Tarih değerlendirilirken, sadece o bölge üzerinden değerlendirme yapmak yanlıştır. O zamanki dünya görüşünü de, dünyanın durumunuda değerlendirerek yorum yapmalısınız. Hani klasik bir deyim vardır, “1950'den sonra Türye'de demiryollarına çivi dahi çakılmadı” diye. Aslında pek çok şey yapıldı fakat, yetersiz ve yarım kaldı. Dedim ya tarihi genel “global” değerlendirmek gerek diye. Peki, o dönemlerde dünya görüşü nasıldı? Dünya nereye gidiyordu? Bizdeki demiryolu ihmalkarlığı dünyadaki değişim rüzgarından etkilenmedi mi? Yoksa Kendi kendimize yaptıklarımızın bir sonucu mu? Bugün yapılan yatırımlarda dünyanın gidişatından etkilendik mi? Gibi soruların cevaplarını bulacağınız bir araştırma yazımı paylaşayım. Orada yazılanların doğruluğunu, internet ve çeşitli kaynaklardan yapacağınız kısa bir araştırmayla sorgulayabilirsiniz. Buyurun:

 
http://www.demiryolcuyuz.biz/forum/1950den-gunumuze-dunya-demiryolu-politikalarinin-turkiye-uzerindeki-etkisi-t3795.0.html;msg15160#msg15160

 
Eksiklikler hızla gideriliyor dediniz ya...
1994 yılında İngiltere demiryollarında ilk özelleştirme hareketleri başlar. Yeterli teknolojik yatırım yapılmadan, işletmede bazı ünvanlar iptal edilir. Çalışanlara daha fazla iş yükü ve sorumluluk biner. Akabinde kazaların sayısında ciddi artış olur. En son 2000 yılında yaşanan, 4 kişinin hayatını kaybettiği Hatfield kazasından sonra işler değişir. 2003'de Altyapı şirketi kapatılır ve devlet kontrolüne geçer. Bundan sonra, sinyalizasyon başta olmak üzere teknoloji yatırımlar hız kazanacak, kazalar azaltılmaya çalışılacaktır. Bu tarihi bilgiden yola çıkarak, ülkemizde de konvansiyonel hatlar için, yeterli teknolojik yatırım yapılmadan pek çok ünvan iptal edilmiş ve akabinde pek çok demiryolu çalışanı, yolcu ve geçitleri kullanan diğer insanlar, yaşanan kazalarda hayatlarını kaybetmişlerdir. Pek çok kaza, çok basit sayılabilecek teknoloji yatırımlarıyla önlenebilirdi. Bunları yöneticisi olduğum forumda da defalarca yazdım, dünyadan örnekler verdim. Hadi bunu geçelim, ortada İngiltere gibi yaşanmış bir örnek varken, aynı hatalar neden tekrarlandı. Aynı hatalar yapılıp farklı sonuçlar beklemek hangi mantığa sığar?
2010'lu yıllara geldiğimizde, anahat statüsünde hatlarımızın çoğunda sinyalizasyon halen yok. İhaleye çıkılmış falan da ne zaman biter? İhaleye neden geç çıkıldı? Ne beklendi?
Ben size bir soru sorayım. Dediniz ya yapılanları görmüyorsunuz (övmüyorsunuz) diye. Öveceğim güzel bir proje var. Bitse öveceğim de bir türlü bitemiyor. Ülkemizin dış ticareti açısından çok önemli olan Kars-Tiflis-Bakü Projesi neden bitmedi?

 
- Tüm dünyayı takip ediyorsunuz, bunu da bilmeniz gerekiyor neyse tabi görmek istemediğinizdendir. Gürcistan demiryollarıyla yaşanan sorunlar oldu onlarda maddi sıkıntılarda oldu. Gürcistan demiyollarının yönetiminde değişşiklikler oldu. Onlar işi askıya alınca bizde de işler yavaşladı.

 
- Bahane bu diyorsunuz.

 
- Gerçek bu. Siz nasıl görmek istiyorsunuz orasını bilemem.

 
- Ülkelere katma değer sağlayacak, çok önemli ticari yollarda, ülkeler arası bağlantılar yapılırken, belirli anlaşmalar / sözleşmeler yapılır. Bu anlaşmalar çerçevesinde, ülkeler birbirleriyle politik anlaşmazlığa düşmediği müddetçe, projenin hayata geçirilmesi için gerekenler ivedilikle yapılır. Maddi sorunlar her zaman yaşanabilir. Bunun için, maddi durumu daha iyi olan ülke de işe ön ayak olabilir veya diğer ülkelerden de destek de alınabilir. Bunun sayısız örneği var. Bakın, İran-Kazakistan arasında, Türkmenistan üzerinden Kuzey-Güney bağlantısı yapılmakta. 600 küsür km'lik bir yol bu. 2014'de bitirilmesi hedefleniyordu, mali sıkıntılardan 2016'ya sarktı. 2016'da da bitirilmesi netleşti, çünkü işler yeniden hızlandı. İşlerin yavaşladığı dönemde gerek Kazakistan, gerekse Rusya, kısım kısım destek vererek işi durma noktasına getirmediler. Biliyorsunuz İran'a uygulanan ambargo nedeniyle, İran sıkıntılı yıllar geçirdi. Bu bahsettiğim 600km'lik yol. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun da bana öyle cevap verin, 75km'si ülkemizde, 29km'si de Gürcistanda yapılacak olan toplam 104km'lik, çift hat planlanırken tek hatta düşen, elektrifikasyonun olmadığı, sinyalizasyonun da belirsiz olduğu, 2007'de Gürcistan'da 2008'de Türkiye'de temeli atılan bir hat, kaç yıldır, nasıl olur da bitmez? Gürcistan'la nasıl bir sözleşme imzalanmış ki “küstüm oynamıyorum” der gibi işler bir askıya alınır, bir yapılır, sonra tekrar askıya alınır? Türkiye'yi Azerbaycan üzerinden Hazar Bölgesine bağlayacak çok önemli bir demiryolu hattından bahsediyorum. Lunaparktaki hız trenlerinden değil...

 
- ? ? ? ? ?

 
- Benimle uğraşmak yerine, yetkililere bunları sorun o zaman.  İran, Karadeniz'e bağlanmak için neden Ermenistan'a demiryolu yapıp, Ermenistan-Gürcistan uzun bağlantıyı seçtiğini? Neden en kısa bağlantı olan Türkiye'yi tercih etmediğini? Türkiye ise, Güney Asya  (hatta Orta Asyayı'da dahil edebilirz) bağlantısında çok önemli bir kapı olan İran bağlantısı için, Van gölünden feribotla geçmek yerine, gölün kuzeyinden neden drekt bir yol projesi başlatmadığını? Sorunuz. Tabi sormaya cesaretiniz varsa.

 
« Son Düzenleme: 06 Eylül 2015 / 08:55 Gönderen: Ömer Tolga Sümerli »
Çalışmadan, Yorulmadan, Üretmeden Rahat Yaşamak İsteyen Toplumlar, Önce Haysiyetlerini, Sonra Hürriyetlerini, Daha Sonra da İstiklal ve İstikballerinin Kaybederler.
                                                                                                              Mustafa Kemal ATATÜRK

Adk System Advertising


Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2709
Ynt: Demiryolu Soruları Bölüm-2 Konvansiyonel Hatlar
« Yanıtla #1 : 02 Eylül 2015 / 09:01 »
Doğruları söylemenin ve dik durmanın nelere mal olduğu dün olduğu gibi bugünde görünüyor. Ama doğrunun en sevdiğim yanı sizi eleştirselerde, eziyet etmeye çalışsalarda,  tehditte etseler .... gün geldiğinde haklı olan siz oluyorsunuz. Peki size karşı olanlar ne diyecekler.... biz yanılmışız....  Sadece onlar yanılsa ... toplumuda yanıltıyorlar....  İşte acı bedel o zaman ödeniyor. Nesillerin elinden refah ve uygar yaşama hakkı alınıyor.
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter