Gönderen Konu: Devrim (İlk yerli otomobil)  (Okunma sayısı 5779 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2701
Devrim (İlk yerli otomobil)
« : 08 Haziran 2008 / 23:07 »

Merhaba arkadaşlar,
Kurtuluş Savaşı zamanında o zamandaki adı  Eskişehir cer atelyesinde
yapılması çok tehlikeli olan top mermilerini tornalayarak çaplarını
küçültüp  kullanılmasını sağlayarak Milli Mücadeleye çok büyük katkı
sağlayan; Kıbrıs Savaşında A.B.D nin kullanmamamız için aldığı füze
rampalarını o zamandaki ismi ile E.L.M.S. ( Eskişehir Lokomotif Motor
Sanayi) de  yeniden inşa edilerek   orjinalden daha hassas isabet ederek
galibiyetimize katkı sağlayan şu anda sadece  Eskişehirlilerin ve
demiryolcuların bildiği kendi halinde unutulmuş Türkiyenin en eski
fabrikalarından  112 yıllık  TÜLOMSAŞ ( Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi )
ta 1961 yılında  Türkiye'de otomobil imal edilemez denirken o zamandaki
ihtilal hükümetinin emriyle 4,5 ayda üretilen Türkiye'nin ilk yerli
otomobili  DEVRİM'in  hazin öyküsünü aşağıdaki linklere yükledim.
          Eğer Devrim projesi devam etseydi acaba Türkiye dünya otomobil
pazarında şimdi ne durumda olurdu?...
          Şu anda ki yerli otomobil fabrikalarından kaç tanesi olabilirdi
acaba?

  Tartışma yaratacak bir konu olarak görüyorum...

Tarih 16 Haziran 1961. Türkiye sıkıntılı bir dönemin ardından yeniden
yapılanmaya çalışıyor. İhtilal sonrası dönemde bir söylenti ortalıkta
dolaşıyor, "Türkler araba yapamaz"… Dönemin iktidarı, 16 Haziran günü Devlet
Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20
tanesini toplantıya çağırıyor. Amaç ise, "Türkler araba yapamaz" kanısını
ortadan kaldırmak. Ve ilk Türk yapımı Devrim arabasının öyküsü burada
başlıyor…

          Türklerin, dünyaya bir meydan okuma hikayesidir Devrim arabasının
serüveni... Dönemin iktidarı, 29 Ekim kutlamalarına yetişmesi için bir araba
siparişi veriyor Eskişehir'e. Aracın adı Devrim. İmkansızı başarmanın nasıl
olduğunu gösteriyor Devrim arabası. Çünkü arabanın yapımı için verilen süre
çok kısıtlı ve bir kanı var ortada dolaşan: "Türkler araba yapamaz"…
Tüm ülkede üniversiteden, basına; bir avuç sanayiciden politikacıya, sesi
duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel
sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş
vurgulanıyor.

          Ancak inanılmaz bir şey gerçekleşiyor. Ve araba, 28 Ekim 1961
sabahı Türkiye'de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi
tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye'de yapılan kendi motorunun gücüyle
Büyük Millet Meclisi Binası önüne götürülerek Devlet Başkanı Cemal Gürsel
Paşa'ya sunulabiliyor…

          29 Ekim 1961 günü ise Devrim, Cumhuriyet kutlamalarına katılıyor.
Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel gelmeden tüm hazırlıkları tamamlanan
Devrim'in bir tek benzini unutuluyor. Cumhurbaşkanı Gürsel, benzini
konulmayan arabanın ön koltuğuna oturuyor. Araç meclisin bahçesinde tur
atarken; herkes pek keyifleniyor. Ne de olsa bu kendini kanıtlama savaşı ve
bu savaş yine kazanılıyor. Cemal Gürsel, bu arabayı Atatürk'ün de görmesini
istiyor ve Devrim'i Anıtkabir'e götürülmesi için talimat veriyor. Ancak
benzini unutulan araba henüz 100 metre ilerlemişken duruyor. Devrim'in
kıymetli yolcusu, şaşkın bakışlarla süzüyor "devrimin itici gücünü"...
Şoför
"Benzin bitti" diye boynunu bükünce , Cemal Gürsel durumu şöyle özetliyor:
"Batı kafasıyla otomobil yaparız, Doğu kafasıyla ikmali unuturuz."

DEVRİM NASIL YAPILDI

          Projeyle başka bir kuruluşun değil de TCDD'nin görevlendirilmiş
olmasının nedeni, o tarihlerde TCDD'nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş
ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı'ndaki
fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden
mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasıydı. Yüksek Mühendis
Emin Bozoğlu, yönetim grubunun başı olarak 20 mühendisin olağanüstü bir
tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmasını sağlayıp eş yöneltmek
suretiyle birinci derecede rol oynamıştı. Devrim için ayrılan ödenek
1.400.000 TL, yapılışı için verilen süre ise 4.5 aydı.

          Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görev
alan mühendislerin, proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az
12'şer saat, gerektiğinde bazı geceleri, sökülmüş bir otomobil sedirinin
üzerinde birkaç saat kestirerek, işbaşında kalmayı yüksünmeyecek ölçüde
davaya gönül vermiş olmalarıydı. Çalışmalar için, Eskişehir Demiryolu
Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçildi.
Elden geldiğince çeşitli tipte otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir
edindikten sonra yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup
ve parçaların nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması sonucuna
varıldı.

          Önce otomobilin ana hatları belirlendi. Dört ila beş kişilik,
toplam 1000-1100 kg. ağırlığında orta boy denilebilecek bir tip üzerinde
uzlaşıldı. Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olarak, 50-60 BG. vermeliydi.

          Karoser için hazırlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1
ölçekli alçı modeli yapıldı. Karoserin damı, kaput ve benzeri sacları, sonra
bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle
düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Karar verilen yandan supaplı bir
4 silindirli motorun, gövde ve başlığı Sivas Demiryolu Fabrikalarında
dökülüp, Ankara Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir'de
yapıldı. Motor Ankara Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG.'den fazla
güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve
krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi.

          B Tipi adı verilen üstten supaplı bir üçüncü motor da bu kez
tanınmış bir 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve
eksantrik milleri yeni baştan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskişehir'de
imal edildi. Bu motor frenleme de 60 BG.'ye ulaşmış ve daha sonra Diesel'e
çevrilerek istasyon aydınlatılmasında kullanılmak üzere yapılan elektrojen
gruplarına uygulanmıştır. Süspansiyon grubu ön takımları için "Mc Phearson"
sistemi önerilmişti. Bu gün çok yaygın kullanılan bu sistem, o tarihte
bulduğumuz kadarıyla bir tek firma tarafından uygulanıyordu. Benimsendi ve
Eskişehir'de yeniden imal edildi.

          Eylül sonuna doğru, ön ve arka camları, piyasada bulunabilenlere
uydurmak zorunluluğuyla modele göre biraz değiştirilmiş iki gövde çatılmış
ve biri A diğeri B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu.
Şanzumanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.

          Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de
gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını
yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon
önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak
getiriyordu. Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye
hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı, diferansiyel dişlileri, kardan
istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçalar
yerli idi.

          Tüm olanların yanında Devrim arabasının en büyük önemi, önemi Türk
mühendisinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş
olmasıdır. Belki de Devrim yol ortasında benzini olmadığı için durmasaydı ve
üretimi devam ettirilseydi, şu anda Türkiye dünyanın en büyük makine
sanayilerinden birini kurmuş olabilirdi.


DEVRİM'İN KÜNYESİ

İmal Tarihi:1961
Ağırlık: 1250 kg.
Uzunluk: 4500 mm.
Genişlik: 1800 mm.
Yükseklik: 1550 mm.
İmal Yeri: Eskişehir Demiryolu Fabrikası
İmal Süresi: 4,5 ay
Üretim Sayısı: 4 Adet Binek Otomobili
10 Adet Motor: 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi
7 Adet Şanzuman: 3 adet A tipi 4 adet B tipi
Silindir Sayısı: 4
Silindir Çapı: 81 mm.
Silindir Hacmi: 20 70 cm
Strok: 100 mm.
Kompresyon: 6,8 : 1
Güç: 50 Hp
Devir: 3600 d/d
Karakteristik: Dört zamanlı
Belgeselini;
www.gizliayna.com
adresinden film belgesel bölümünden indirebilirsiniz.

Yazar: dosta333@gmail.com
« Son Düzenleme: 08 Haziran 2008 / 23:10 Gönderen: Demirkanat »
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

Adk System Advertising


Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2701
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #1 : 08 Haziran 2008 / 23:09 »
Bizim fabrikamızda yapılması herzaman bana grur vermiştir.

Neleri yapabileceğimizin onutulmaz simgesi..
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

Çevrimdışı milkeroz

  • Uzman Üye
  • ****
  • İleti: 169
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #2 : 09 Haziran 2008 / 15:45 »
Bir de şöyle düşünmek lazım bence... Adamlar ne demiş "Türkler otomobil yapamaz" Sizce haksızler mı? Bu kafayla yapabilirmiyiz otomobil? Ne olmuş yani benzin koymayı unutmuşlarsa. Bizde herşey zaten göstermelik.Önemli olan Devrim otomobilinin yapılabilmiş olması değil mi? Bence bunun altında başka birşey yatıyor.Yoksa asıl şark kafalılığı bu saçmalık yüzünden Devrim'in seri üretiminden vazgeçmek... Buna çocuklar bile inanmaz...
Saygılarımla...
Tekerleğe kanat taktık...
Dağları deldik yardık...
Kendi özgücümüzle...
Yurdu rayla donattık.

Çevrimdışı yakup

  • Uzman Üye
  • ****
  • İleti: 432
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #3 : 09 Haziran 2008 / 17:25 »
değerli kardeşim yapılmış ve hizmete sunulmuş.ama bizdeki geri kafalılar ileriyi görememiş.çünkü araba açılışta benzini bitince yürütülemiyor.türkler araba yapamaz diyen zihniyetler bu sefer ''bak sizin yaptığınız araba ancak bu kadar gidebilir.bırakın siz bu işleri,biz size bu arabanın maliyetinin çok daha ucuzuna araba veririz.siz boşa uğraşmayın''demişler ve bizimkilerde inanmış.seri üretime geçipte maliyeti düşürme yolunu seçmemişler.adamlardan araba ucuza ithal edilmiş,fakat daha sonra yedek parçadan adamlar her türlü bize kazık atmış.yani malın katkat fazlasını bizden almışlar.ve en kötüsüde bizi kendilerine bağımlı hale getirmişler.elin adamı uyanık sömürge düzenini kurmanın her yolunu deniyor fakat bizimkiler anlamıyor.hazırda fabrika varsa onuda kapatıyor nasıl olsa dışarıdan ucuza geliyor.kardeşim bir şeyi iyi anlamak lazım ,bakın dünya dengelerine ,ağır sanayisi güçlü olan süper güç oluyor ve dünya ya hükmediyorlar.o zaman ne yapacaksın ağır sanayi ni güçlendireceksin.en önemlisi de motor yapacaksın.,uçak yapacaksın ve silah yapacaksın.inanın ki bunları yapacak potansiyelde bu ülkede var.geçmiştede bunu ispatlamış bir milletiz.güzelim tülomsaşımızda neler yapılmış zamanında ,içerisini görenler bilir.öyle tezgahlar varki.neredeyse insan yapabilirsiniz(işin abartısı tabiki). atamız ne demiş tarihte, şavaş kaybedilmiş osmanlı donanması mahvolmuş ve elinde doğru dürüst gemi kalmamış.bütün dünya osmanlı nın işi bitti diyor.fakat barbaros hayrettin paşa çıkıyor ve şu sözleri sarf ediyor değerli arkadaşlarım  ''bu millet isterse gemilerin direğini som altından ,yelkenlerini de saf kaftandan yapar''diyor.yani uzun lafın kısası değerli arkadaşlar bu millet istesin yapamayacağı şey yoktur.selamlar,saygılar.
* İnsan emeğini takdir etmeyen kimseye,insan dememelidir.Çünkü o, hayvana benzer.
* Dürüstlük,doğruluk ve iyilikle ünlenmiş kimseleri,kendine yakın tut ; onlara iş ver.     (Kutadgu Bilig)
*Gayretli çocuğa falaka değil,bir söz yeter.Çünkü herkese dayak ile edep dersi vermek mümkün değildir(Nabi)

Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2701
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #4 : 09 Haziran 2008 / 22:17 »
Yakup bey sizi alkışlıyorum.

Çok güzel ifade etmişsiniz. Aklıma yaşadığım birkaç olay geldi, işe girdiğim sıralarda elektrifikasyonun hintliler tarafından yapıldığını duymuştum ve azım açık kalmıştı adamlar nerelerden ne işler için geliyorlardı. Niye onlar daha ucuza yapıyorlarmış.
Bir olay daha, raylarımızı ismini bile hatırlayamadığım ülkeden alıyorduk, o dönemin şube sorumlusuna neden biz yapmıyoruz diye sordum. dediki biz yapsak çok pahalıya gelecek adamlar bize çok ucuza veriyorlar. O zaman onlara şunu soramadım, şimdi belki aramızdadır ya da bir gün okurlar. Peki biz niye devlet olduk ve kimin için çalışıyoruz. Allahtan şimdi ereğli demirçelikten almaya başladık. Görüyorsunuz hep aynı mantık bizi kurutan.

devlet büyük işleri yani özel sektörün yapacak kadar gücü olmayan işleri başlatır, işletir, rekabeti sağlar ve devreder.
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

Çevrimdışı yakup

  • Uzman Üye
  • ****
  • İleti: 432
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #5 : 11 Haziran 2008 / 17:37 »
değerli arkadaşım daha yazılabilecek o kadar çok şey var ancak hepside burada yazılamıyor.adamlar bizleri soymak için her türlü gayrimeşru yolları deniyorlar.malesef bu işleri yapabilmek içinde içimizde para için yapamıyacakları şey olmayan insanları bir şekilde avlıyorlar.benim kanaatim de devrim in yakıtının bitmesi böyle bir hadisedir.çünkü böyle bir açılışa kısa sürede bu araç yetişecek ,herşey tamam ,bir tek yakıt konulmuyor.bu mümkün mü sizce ?bizde herhangi bir aksaklık olmasın diye ilk kontrol edilen şey araçlar ve yakıtlarıdır.bir eksiklik olmasın diyede o işlere bir kişi değil birkaç kişi verilir.hepsimi hata yaptı ,hepsimi uyudu.resmen birileri yakıtı çekti.yazıktır böyle olmamalı.şimdi devrim geliştirilseydi ,seri üretime geçseydi de bizde diğer ülkeler gibi kendi arabamıza daha ucuza binseydik,artı ülke ekonomimize katkı olsaydı.vede bu alanda dünyayla yarışsaydık kötümü olurdu.malesef hep ah diyoruz ama akıllanmıyoruz.inşallah bir gün olacak.selamlar,saygılar.
* İnsan emeğini takdir etmeyen kimseye,insan dememelidir.Çünkü o, hayvana benzer.
* Dürüstlük,doğruluk ve iyilikle ünlenmiş kimseleri,kendine yakın tut ; onlara iş ver.     (Kutadgu Bilig)
*Gayretli çocuğa falaka değil,bir söz yeter.Çünkü herkese dayak ile edep dersi vermek mümkün değildir(Nabi)

Çevrimdışı halil yigit

  • Emektar Üye
  • ***
  • İleti: 55
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #6 : 14 Haziran 2008 / 20:50 »
devrim otomobili bizler için ayrı bir önem ve değere sahiptir.Çünkü o otomobili yapan  insanları yakinen tanıyor olmak. her parçaları  nasıl yaptıklarını anlatmaları ve anlatırkende nasıl heyacanlıkdıkları görmek başlıbaşına tadılmaz bir zevktir.

Üstelik o güzel insanların her hafta dersinize gelip,çocuklar biz devrim otomobilini yaptık.sizlerden de daha iyisini bekliyoruz edaları sözle tarifi mümkün değildir.

Bizler diyoruz ya japonlar okula yeni başlayan çocukları önce hiroşima sonrada son sistem teknolojik tesisleri gezdiriyorlar biz buradan buralara geldik,şeklinde:
 
Aynen Bizim hocalarımızda bizlere hemen hemen her derste bakın çocuklar gece gündüz uyumadık çekiçlerde döve döve kaportalarını  yaptık şeklinde anlatırlardı.

ve bu vesile ile hocaların hocası ve kıymetli hocamız MEHMET NARİN... ve  VEDAT BAŞARAN (Mösyö) bir kez daha yad ile anıyoruz...

Çevrimdışı halil yigit

  • Emektar Üye
  • ***
  • İleti: 55
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #7 : 13 Temmuz 2008 / 17:13 »
TV lerde Devrim otomobili konu alan bir film çekileceğini duyduk,çok güzel olmuş o günlerin heyecanını  ve bizlere nasıl yaptıklarını anlatan Mehmet Narin ve Vedat Başaran (Mösyö) Hocalarımızdan da umarım bahsederler.

Çevrimdışı temuçin

  • Üye
  • **
  • İleti: 26
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #8 : 23 Ağustos 2008 / 14:28 »
bizler toplum olarak hafızaları zayıf insanlarız,40 yıl öceki müthiş icadımızı dahi hatırlayamıyoruz.ve o kıymetli hocaları..
saygılarımla..

ceyhunaras

  • Ziyaretçi
Ynt: Devrim (İlk yerli otomobil)
« Yanıtla #9 : 14 Ekim 2008 / 01:08 »
Türkiyenin belkide geleceği karartılmış devrimin önü kesilerek! Şu an devrim arabasının yanında daha nice yerli malı üretimlerimiz olacaktı, göğsümüzü kabartarak çalışacaktık fabrikalarımızda, süper güç olmak cesaretle gelir belki o ışık o an görülmedi ama şu an da geç değil!
Devrimin hikayeside bir kurtuluş savaşının başarısı gibi hikayeleşmiş, yazana da teşekkürler.



Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter
 


Devrim (İlk yerli otomobil) Benzer Konular

Devrim arabalarının ruhu rayların üzerinde dolaşıyor
 Bundan 48 yıl önce "Biz yapamayız" zihniyetine karşı açılan yerli otomobil üretme projesi raylara taşınıyor. Devrim otomobilini... Devamı...

Gösterim: 2076 - Yanıt: 1 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
ANTALYA TRAMVAY / Devrim Gibi Yenilik ?
 Benim gibiler, neden Atatürk İlkeleri ve Devrimleri yerine İnkılapları dendiğine kafayı takmışlardır.Belki de bunun etkisiyle d... Devamı...

Gösterim: 4415 - Yanıt: 5 - Başlatan:Göçebe (chomez)
Diesel Electric sistemini otomobil,gemi otobüs veyahut kamyonda kullanmak?
Bi sebebi vardırki lokomotifleri diesel mechanic değilde diesel electric yapıyorlar!diesel mechanic kamyon otobüs ve otomobildek... Devamı...

Gösterim: 4368 - Yanıt: 6 - Başlatan:__SHERiFF___
Devrim arabası 57 yaşında
Türkiye'nin, 1961 yılında "Devrim" arabasıyla başardığı "yerli otomobil üretme" hedefinin üzerinden 57 yıl geçti.AA muhabirinin ... Devamı...

Gösterim: 416 - Yanıt: 0 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
Porsche Çin'e Yaptığı Otomobil İhracatında Demiryolu Taşımacılığına Geçti
Porsche, nisan ayının başlarında, başarıyla testler yapıldıktan sonra ürünlerini Çin'e göndermek için demiryolu taşımacılığı kul... Devamı...

Gösterim: 348 - Yanıt: 1 - Başlatan:Ömer Tolga Sümerli