Gönderen Konu: Eğitim  (Okunma sayısı 24195 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ATALAY

  • Uzman Üye
  • ****
  • İleti: 269
  • İNSAN; OKUR, DÜŞÜNÜR, ÜRETİR, PAYLAŞIR
Ynt: EĞİTİM
« Yanıtla #15 : 12 Haziran 2008 / 16:09 »

sn.milkeroz
eğitimin yetersiz oluşuna dair görüşünüze katılmayan  gerçekdemiryolcu yok sanırım  Eğitim verenlerin amirleri  yeterli zannedebilirler bu da önemli değil..
-Kurs verenlerin kimliği öğretmen olması şart değil. onun Öğretebilen(aynı zamanda;konusunu tam ve dğru bilen,uygulayan,yürüten,donanımlı)amir,memur
işçi de olabilir.ancak eğitimin sonunda sınavını öğretmen veya bir başka uzman
yapabilir.kurumda öğretmen olabilmenin   ( eğitim görmesi ,tahsili,sertifikası,mesleği,yaşı ,tezkiyesi,hizmeti.vs vs)şartları varmı? bilmiyorum.kurumda çok değerli öğretmenler var.bunların değerli oluşu kendi gayret ve azımllerinde kaynaklanıyor.yönetimin yönlendirmesiiyle değil....eğitim alan kişileri de ilgisiz yerlerde çalıştırıldığınada şahit oluyoruz....Ülke yönetimindeki
tüm yanlışların temelinde  de yetersiz eğitim yammıyormu.selamlar
İNSAN; OKUR,D ÜŞÜNÜR, ÜRETİR, PAYLAŞIR

Çevrimdışı milkeroz

  • Uzman Üye
  • ****
  • İleti: 169
Ynt: EĞİTİM
« Yanıtla #16 : 12 Haziran 2008 / 16:58 »
Tüm sorunlarımızın altında eğitimin yattığı çok doğru.Ülkemizde yapılan işlere bakarsanız herşeyin anam-babam usulü olduğunu çok rahat görebilirsiniz.Bizi bu kafa bu noktaya getirdi.Bizi kurtaracak olan da yolumuzun yanlış olduğunu artık görmekten geçiyor."eski hal muhal ya yeni hal! ya izmihlal!" bunun başka çaresi yok.Tabi ki insanlar profesyonel olarak yaptığı işi diğer insanlara aktarabilir ama ne yazık ki uygulamada görüyoruz ki yetersiz oluyor. Çünkü eğitim veren arkadaşların eğitim psikolojisi, ölçme ve değerlendirme (bunun için onları suçlamıyorum) diye birşeyden haberleri yok.Düşünürsek eğer yeni arkadaşlar demiryollarının geleceği ve önümüzdeki 20-30 yıl boyunca demiryolunun gidişatı onlara göre belirlenecek.Biraz dikkat edilmeli diye düşünüyorum...
Saygılarımla...
Tekerleğe kanat taktık...
Dağları deldik yardık...
Kendi özgücümüzle...
Yurdu rayla donattık.

Çevrimdışı yakup

  • Uzman Üye
  • ****
  • İleti: 432
Ynt: EĞİTİM
« Yanıtla #17 : 14 Haziran 2008 / 23:51 »
her zaman olduğu gibi'' eğitim şart'''.selamlar,saygılar.
* İnsan emeğini takdir etmeyen kimseye,insan dememelidir.Çünkü o, hayvana benzer.
* Dürüstlük,doğruluk ve iyilikle ünlenmiş kimseleri,kendine yakın tut ; onlara iş ver.     (Kutadgu Bilig)
*Gayretli çocuğa falaka değil,bir söz yeter.Çünkü herkese dayak ile edep dersi vermek mümkün değildir(Nabi)

azizsmen

  • Ziyaretçi
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #18 : 02 Kasım 2008 / 22:28 »
Kendi Kurumumuzdan Konuyu bilen insanlara eğitim verdirilmeli dışarıdan gelenler konuya çok hakim olmadıklarından (yani kuruma) yeterli olmuyordiye düşünüyorum

çekit

  • Ziyaretçi
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #19 : 21 Mart 2010 / 23:16 »
Merhaba Cemalettin Bey,

Mesela ben, bir işletim sistemi olarak linux konusunda eğitim almak isterim.

Neden mi,
1- Ücretsiz
2- Artık yerli ürünüz olan Pardus var.
3- Virüs yok
4.- Yazılımlar ücretsiz (sadece birkaç örnek; gimp -photoshop muadili-, open office)
5.- Sunucular için lisans gerektirmiyor.

daha bir sürü neden sayılabilir ama bunlarla bile nekadar kaynağın kurumda kaldığını varın siz hesaplayın.

Bence Eğitim, kendi kendine yetebilmektir.

Sevgiyle kalın..
Merhaba lokomotif,

Uzun süreden beri dillendirilen forumunuza yeni üye oldum. Öncelikli olarak bu iletiniz dikkatimi çekti ve yanıtlamak istedim.

Eğer yanılmıyorsam bundan 3-4 yıl önce Pardus İşletim Sistemi ve Açık Kaynak Kodlu Yazılımlar ile ilgili Ankara Eğitim Merkezimizde bir eğitim düzenlendi. 2 hafta süren ve oldukça verimli olan bu eğitim sonrasında, üzülerek söylüyorum ki, demiryolcular arasında rağbet görmediğinden devamı gelmedi. Yani talep olmadı! Nedendir bilinmez. Ancak, siz eğitim talep ediyorsanız size şöyle yardımcı olabilirim. Talep ettiğiniz bu eğitim, demiryollarına özgü olmayan genel yani yaygın bir eğitim türü olduğundan, bunu illa kurumunuzdan talep etmeniz gerekmiyor. Pardus gönüllüsü ve geliştiricisi olarak, biraz da genç yaşlarımızda, değişik illerde ve hatta ilçelerde bu eğitimleri verdik. Halen verilmeye devam ediliyor. Hangi ilde oturduğunuzu belirtirseniz ya da internetten Pardus Eğitimleri ile ilgili bir araştırma yaparsanız, bu eğitimlerin muhtemelen yaşadığınız ilde de verildiğini göreceksiniz. Eğer yine bulamazsınız buraya yazın ilinizi, ben araştırayım size bilgi veririm. Bu eğitimler genel olarak illerin üniversitelerinde verilmektedir ve ücretsizdir. Sanıyorum katılabilmeniz için eşgüdüm sağlayan arkadaşa telefon ederek adınızı yazdırmak ve gitmekten başka bir zahmeti yoktur. Bilgilerinize.

Sevgiyle kalın.

çekit

  • Ziyaretçi
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #20 : 21 Mart 2010 / 23:30 »
Tekrar Merhabalar,

Çok üzülerek ikinci bir ileti yazıyorum, biraz da bu gerekli çünkü önceki iletimden bağımsız. Yinede yöneticiler birleştirmek isterlerse birleştirebilirler.

Eğitim Bilimleri ya da Toplumbilimciler açısından değerlendirdiğimizde, demiryollarında yapılan, örgütlü, zamanlı, oturumlu, planlı ve programlı eğitimlere öğretim dememiz daha yerli yerinde olacaktır. Eğitim doğunca başlayıp ölünce biten bir süreçtir. Oysa ki; bizlerin küçük yaşlardan başlayıp bitirdiklerimizde, bir kuruma girip o kurumdan aldıklarımızda birer öğretimdir.

Bir eğitimci olarak şunu mesleki yaşantımda hep gözlemişimdir. İlk yapılan Eğitim Şuraları dışında kalan tüm toplantı, plan ve programları genelde ya Askerler ya da Mühendisler yapmıştır. Eğitimcilere ve Öğretmenlere asla söz hakkı verilmemiştir. Asker ya da Mühendisleri yermek ya da eleştirmek adına bunu söylemiyorum. Asla! Böyle bir niyetim olamaz! Ancak ülkemizin geçmişinde büyük ulusal planları yapanların veya yönetenlerin bir çoğu bu kökenlidir. Bir Askerin ya da Mühendisin yaptığı Eğitim Plan ve Programlarından başka bir şey beklemek akıllara ziyan olur. Yalnızca demiryollarında değil genel olarak söylüyorum, bizim ülkemizin Üniversitelerinin Eğitim Planlama, Eğitim Programı Geliştirme, Eğitim Yönetimi bölümünden mezun olanların Eğitim Programları geliştirdiğini biz eğitimciler hiç görmedik. Eğitim programlarını geliştirmek, planlamak, yürütmek, denetlemek tamamıyla ve maalesef üzülerek söylüyorum yöneticilerin inisiyatifinde ve emirlerinden öteye geçmemektedir. Aslında bu durum bile bir öğretimsizliktir.  ;D

Ayrıca, hizmet içi eğitim oldukça karmaşık ve zor bir uğraştır. Bu konuyu kısacık iletilerle ortaya koymak, tartışmak, EĞİTİM ŞART gibi sloganik ve geleneksel bir iki tümceyle özetleyip her zaman yaptığımız tembelliğe kaçarak kendimizin vicdanını rahatlatmak, kendi doğrularımızdan başka doğru tanımamak, hatta başkalarının veya bilimin doğrularını red etmek gelenekselliğimizi sürdürürsek geçmişte yapılanları yapmış olur hiç bir ilerleme sağlayamayız.

Sevgiyle kalın.

« Son Düzenleme: 21 Mart 2010 / 23:35 Gönderen: çekit »

Çevrimdışı lokomotif

  • Administrator
  • Yeni Üye
  • *****
  • İleti: 9
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #21 : 22 Mart 2010 / 12:29 »
Sevgili Çekit, forumumuza hoşgeldiniz.

Eğitim alanında özgür kaynak yazılımlarına olan gereksinim, kamu kaynakları kullanıldığından ötürü ciddi ve ileriye dönük olmalıdır.

Benim eğitim isteğim hem kişiseldir hemde kurumsaldır.

Kişisel olarak Pardus iletim sistemini çok daha iyi ve etkili kullanmak isterdim. Bunun önünde bazı zorluklar var. Şöyleki Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı yapmış olduğu projelerde farklı işletim sistemleri olduğunu kabul etmeden, buna gereksinim duymadan proje yapmakta ve kabul etmemektedir. Gereksinim duymadığını belirtiyorum çünkü, EDYS (Elektronik Döküman Yönetim Sistemi) gibi bir yazılım teknik şartnamesinde tarayıcı bağımsız istenmesine rağmen tam anlamıyla sadece İnternet Explorer de çalışmaktadır. Başlangıçta Firefox'ta hiç çalışmamasına rağmen bizim isteklerimizle yazışma modülü kullanılabilir hale gelmiştir. Bu sıkıntılar neticesinde Pardus tarayıcı nedeniyle kullanılması zorluklar getirmiş ve kullanılamamıştır.

Kurumsal olarak, kullanılması birçok açıdan önemli olmakla birlikte, özgür yazılımlar adı üstünde özgür olduklarından lisanslama gereksinimleri minimum seviyelerde olduklarından TCDD ye proje geliştiren firmalar maliyetlerini düşürmek için linux getirmek durumunda kalmaktadırlar. Burada hemen tüm okuyucularımız için Pardus'ünde bir linux olduğunu belirtelim. TCDD Teknik personeli linux u daha iyi öğrenleri halinde bu projelerden bazılarını kendileri ücretli destek almadan kurumda kullanılabilecek hale getireceklerdir. Mesela e-posta sunucusu dişarıdan destek almadan linuxda kurumca kurulabilir ve işletilebilir.

Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2711
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #22 : 22 Mart 2010 / 12:51 »
Bir mühendis olarak eğitim konusundaki analizinize cevap vermek istiyorum.

Kurumumuzda KKY Projesini Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığında mühendis kökenli bir başkan yardımcısı yönetmektedir. Bilişim projesinde mühendis kökenli bir lider olması teknik anlamda fayda getirebilir ama bu projenin başarılı olacağı anlamına gelmez. Herkezin çok merak ettiği bir kurumsal projenin kurumca sahiplenmeside çok önemlidir.  Personel sahiplenmediği ve yeterli eğitim verilemediği için sorunlar bitirilememkte ve proje kabul edilememektedir. Projenin sonlarında olunmasına rağmen eğitim ihtiyacının hat safada olduğu ortaya çıkmış ve tüm bölgeler çağırılmış ve bilgilerilmiştir. Hatta Bilgi işlem dışındaki dairelerde kendi KKY uzmanlarını toplamış ve projeyi tartışmışlarıdır. Yine Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Tüm Servis Müdürlerini toplamı Eğitim ve Dinlenme merkezlerinde toplama kararı almış ve projeyi anlatacak ve destek istiyeceklerdir.

Kurumsal bir projede görüldüğü gibi teknik bakış herşeyi görememektedir.

Ayrıca, bende bir mühendis olarak kariyer yönetiminin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve konunun uzmanlarınca oluşturulursa kurumumuza ivme kazandıracağına inanıyorum.
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

çekit

  • Ziyaretçi
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #23 : 22 Mart 2010 / 18:41 »
Sevgili Çekit, forumumuza hoşgeldiniz.

Eğitim alanında özgür kaynak yazılımlarına olan gereksinim, kamu kaynakları kullanıldığından ötürü ciddi ve ileriye dönük olmalıdır.

Benim eğitim isteğim hem kişiseldir hemde kurumsaldır.

Kişisel olarak Pardus iletim sistemini çok daha iyi ve etkili kullanmak isterdim. Bunun önünde bazı zorluklar var. Şöyleki Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı yapmış olduğu projelerde farklı işletim sistemleri olduğunu kabul etmeden, buna gereksinim duymadan proje yapmakta ve kabul etmemektedir. Gereksinim duymadığını belirtiyorum çünkü, EDYS (Elektronik Döküman Yönetim Sistemi) gibi bir yazılım teknik şartnamesinde tarayıcı bağımsız istenmesine rağmen tam anlamıyla sadece İnternet Explorer de çalışmaktadır. Başlangıçta Firefox'ta hiç çalışmamasına rağmen bizim isteklerimizle yazışma modülü kullanılabilir hale gelmiştir. Bu sıkıntılar neticesinde Pardus tarayıcı nedeniyle kullanılması zorluklar getirmiş ve kullanılamamıştır.

Kurumsal olarak, kullanılması birçok açıdan önemli olmakla birlikte, özgür yazılımlar adı üstünde özgür olduklarından lisanslama gereksinimleri minimum seviyelerde olduklarından TCDD ye proje geliştiren firmalar maliyetlerini düşürmek için linux getirmek durumunda kalmaktadırlar. Burada hemen tüm okuyucularımız için Pardus'ünde bir linux olduğunu belirtelim. TCDD Teknik personeli linux u daha iyi öğrenleri halinde bu projelerden bazılarını kendileri ücretli destek almadan kurumda kullanılabilecek hale getireceklerdir. Mesela e-posta sunucusu dişarıdan destek almadan linuxda kurumca kurulabilir ve işletilebilir.
Merhabalar,

Sevgili lokomotif ve Demirkanat,

Of of of... Çok derin bir konuya girdiniz. Bu konuyu hep birlikte tartışarak birbirimizi bilgilendirmekten başkaca bir amacı olmamalı forumların, değil mi? Bakın ben kurumunuzun yazılımları, yazılım yöneticileri, hizmet alıcıları ile ilgili değindiğiniz bu konuları hiç bilmiyordum. Sayenizde öğrendim.

Bilmiyorum ama inşallah siyasi bir konu olduğu kanaatine varılıp yargılanıp damga yemem inşallah. Bu dediğiniz gibi tamamıyla ve tamamıyla seçimle gelen hükümetlerin bakış açıları, bu konu ile ilgili politikaları ile bağlatılı. Bill amca bundan birkaç yıl önce ülkemize gelmiş, benim hiç bir zaman inanmadığım ve üzülerek söylüyorum bizim şapalak malum köşe yazarları bir yazı furyası tüttürmüş, eğitimcilere ve öğrencilere M.S. Office yazılımlarının bir kaç dolara verileceği müjdesinin ardından bir ton Küresel Sermaye Propagandası yapılmıştı. Bill amca gelmeden lisans ücreti 640 dolar idi, amca geldi, gitti, ofis yazılımları eğitimci ve öğrencilere 295 dolara indirildi. Komik değil mi? Tabi ayarlı matbuatta her zamanki gibi çıt yok. Ama şimdi şükürler olsun ki, Open Ofis denilen yazılım MS'unda kabul ettiği gibi, mükemmel hale getirildi. MS piyasayı kaybedeceğini anladı, OO'i satın almaya kalktı, her zamanki gibi OO'in hak sahibi bir kişi değil milyonlarca kişi olduğundan satın alamadı, devşiremedi ve en sonunda da Ofis yazılımlarını bırakacağını belirtti. Hal böyleyken hala MS Ofis kullananlara şaşıyorum. Üstelik çoğu lisanssız kullanıyor.

Almanya yılda 25 milyar avro ödediği MS'e resti çekti, kamu ve özel kurumlardan yasa ile para toplayıp bir Enstitü kurdu, Linux LILO Çekirdekli Suse'yi yerelleştirip güçlendirdi ve şu anda tüm özel ve kamu kuruluşlarında SUSE'yi zorunlu kıldı, bir kavga koptu, olmaz, çalışmaz, ne oldu? Şimdi herkes MS'li günlerine ve verilmiş o paralara acıyor. Dediğim gibi bu tamamıyla ülkenin politikası. Bizde de Enstitü var. İlgi yok, engel var, çelme var, karalama kampanyaları var, propagandacılar var... Tipik bir Yerelleşemeyen Ülkenin dışarından besleme fikirleri bunlar. Bizdeki Ensitülerin hatta bir Türk Tarih Kurumuna gidin bir Türk Dil Kurumuna gidin bütçeleri daraltıldı, yok sayıldı, tasfiye sürecine sokuldu, ödenekleri durduruldu... Bırakın yazılımı mazılımı, Dil ve Tarih ile ilgili Kurumlarımız hakkında yıllarca yanlış ve dışarıdan kumandalı propagandalar yapılarak ve fiziki anlamda bu bakış açıları sergilenerek ne hallere geldik. Ermeni Soykırımı yalanı için Tarihçilerimiz kalmadı, çarşıya çıktığınızda vitrinlere baktığınızda sömürge ülkesi andıran afişler, dükkan isimleri...

Bu ülkede yıllarca Fen Liseleri övüldü, Mühendislik ve Tıp Fakülteleri baştacı edildi ama maalesef ne yazarımız, ne çizerimiz ne de sporcumuz hiç çıkmadı. Spor Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Müzik Liseleri, Sanat Liseleri daha yeni yeni ortaya atıldı. Hepsi de lazım. Yanlış anlaşılmasın! Ve bu ülkede yıllarca Mühendislerin Hegomanyası ve Yanlışlarıyla ülkenin Ulusal Projeleri yazıldı çizilde ve hepsi de duvara tosladı. Yoksa bir ülkenin elbette Mühendisine de Doktoruna da ihtiyaç var. Ama salt onlara yatırım yaparak ülkenin yaygın ve örgün eğitimini şekillendirirseniz sonuç olarak sınavlarda sıfırı çeken öğrenci sayısı yüzbin oluverir.

Genel anlamda sizin kurumunuzdaki tipik sorunlar tüm özel ve kamu kurumlarında mevcut. İşte önemli olan sorunlarımızı doğru tanımlayıp doğru çözümler üretmek için el birliği, gönül birliği ve demokratik baskı uygulayacak sivil toplum örgütleri kurmaktan başka çaremiz yok.

Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde görülen işlerin ehline verilmemesi, uzmanlaşmanın mümkün olmaması sorunu bizde de var. Son söz olarak; şirketlerin, kurumların hatta ülkelerin en önemli kaynağı İnsan Kaynağıdır. İnsan Kaynağını değerlendiremeyen ülkeler, şirketler ve kurumlar eninde sonunda hoppadana tökezleyecektir.

Sevgiyle kalın.

Çevrimdışı pink

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 13
Ynt: Eğitim
« Yanıtla #24 : 23 Mart 2010 / 21:29 »
Ülkede olduğu gibi demiryolundada çoğu işler mühendislere emanet.Peki bu süreçte gelinen durum iç açıcımı?
Mühendislerle bir proplemimiz asla olamaz ama mühendislik eğitimi bu işleri sürdürmekte yetersiz kalır.Çünkü mühendislik nesnel tabanlıdır.Mühendislere yöneticilik yaptıracaksanız sorunların çözüm şeklinide bu eğitimi alan kafa yapısıyla çözeceksinizdir.Bir anlamda ekonomik olmayan atıl kaynak kullanımıdır bu.

Personelin eğitiminde, yaşayan kendi kendini yenileyen bir süreç kesintiye uğramıştır. Bu süreç usta-çırak ilişkisidir.
Çok eskiden günümüze kadar gelen bu yapı kuruma yeni alınan personellerin bu süreci bozacak bir zaman geçtikten sonra alınmasıdır.Genel olarak en fazla beş yılda bir bu yapının tazelenmesi gerekirken süre uzatılmış ,meslek lisesi süreciyle sürekli tazelenen sistem okulun kapatılmasıyla bozulmuştur.Yani işbaşında eğitim usta-çırak ilişkisi olmayınca içi boş bir eğitimdir.



Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter