Gönderen Konu: İZBAN / Ücretlendirme  (Okunma sayısı 1054 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1080
İZBAN / Ücretlendirme
« : 10 Şubat 2018 / 15:10 »

:)
Bazı yatırımlar vardır yarattığı sonuçlar açısından 'yahu yapmasa mıydık acaba?' dedirtir insana.
İzban'da şu sıralarda tam olarak yaşanan bu!
Hafife alınacak bir konu da değil!

Daha önce Ömer Beyin de katkılarıyla İzban'ın geleceğini tartışırken Ömer Beyin vurguladığı bir konu vardı, İzban TCDD'nin bölge trenlerinin kullandığı hattı yoğun olarak kullanan banliyö treni niteliğine sahipti.

Ama ulaştığı güneyde Tepeköy, kuzeyde Aliağa istasyonları banliyö sınırları dışındaydı.

Şimdi bugün itibarıyla güneyde kentin en uç noktasına Selçuk istasyonuna ulaştı.

Bitmedi, TCDD yetkililerinin yaptığı açıklamalara baktığımızda kuzeyde son istasyon Aliağadan Bergama'ya taşınacak.
Projeleri tamamlanmış durumda sadece siyasi iradenin onayını bekliyor.

Buna ek olarak iktidar yaptıkları Kınık ziyaretinde İzban'ın Bergama'dan Kınık'a uzatılacağı müjdesini verdiler Kınıklılara.
Bizler bu vaade 'sigara kağıdı vaadi' diyoruz, seçim dönemlerinde gündeme getirilip, sözü verilen, seçimin ardından unutulan sözler anlamında.

Ama bu arada bir diğer gelişme ortaya çıktı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptırdığı Ulaşım Ana Planında İzban'ın güneyde Bayındır, Tire ve Ödemiş'e uzatılması öngörülüyor!

Biliyoruz ki, izinlerin bekletilmesi gibi geciktirici, beceriksizlik ve kıskançlık (*) kaynaklı kredi faiz maliyetlerini artırıcı merkezi yönetim davranışları sıradanlaştı.
(Bunlara en son Selçuk istasyon açılışında Kocaoğlu'nun yuhalatılmasına seyirci kalmak, Kocaoğlu'na randevu vermemek gibi Sayın Başbakan'a hiç yakıştıramadığımız eylemler eklendi. Merkezi yönetim hiç bir zaman İzmir halkının alışık oldukları ülke geneline benzemediği gerçeğini anlamak istemedi, anlamadıkça da araları giderek soğudu!)

Henüz yaşama geçmemiş ama geçeceği kesin olan bu uzatma ve genişletmeler bir yana mevcut durumda ücretlendirme sorunu ortaya çıktı.

Yeni uygulama 25 km'den sonra gittiğin kadar ücret ödenmesini öngörüyor. Bu doğal olarak sayısız itirazı da beraberinde getirdi.

İtiraz sahibinin oturduğu semte baktığınızda itirazı haklı bulmanız olası. Kent merkezinde yaşayanlar ise, dış ilçelere gidecek yolculardan alınacak ek ücret nedeniyle blokaj uygulamasıyla zaman yitirmek istemiyorlar. (Ankara ve İstanbulda işe yetişmek isteyenlerin vagondan indikten sonra otobüslere erişebilmek için 100 metre deparına kalktıklarından haberleri yok!).

Ücret karmaşasını doğuran uygulama İzban ortağı TCDD'nin Kocaoğlu'nun önerisine itirazıyla ortaya çıktı.

Kocaoğlu, İzban'ın banliyö niteliğiyle yolcularını kuzeyde Menemen, güneyde Cumaovası istasyonlarında indirip, Aliağa ve Tepeköy-Selçuk yönüne devam edeceklerin ikinci kez kart basmalarını önermişti. Bizzat bakanın müdahalesiyle bu uygulamaya geçilemedi! Sırf öneriyi gündemden düşürmek için Tepeköy ve Aliağaya aktarmasız seferleri dayattı!

Bu ayrıntıyı ve sefer sıklığının artırılamamasının varolan sinyal sisteminden kaynaklandığını bilip de işine geç kalan İzmirliler sayın bakanı sık sık anmaktalar. Bilmeyenler ise Kocaoğlu'nu anıyorlar!

Ama öyle görünüyor ki blokaj uygulaması kısa sürede kaldırılıp Kocaoğlu'nun önerisi doğrultusunda banliyönün ayrı, bölge trenciliğinin ayrı ücretlendirilmesine geçilecek.

Ulaşımda 'DOLMUŞ'u icat edenler olarak İZBAN icadımızla da övünebiliriz. Düşünsenize, banliyö treni desen, değil! Bölge treni desen, değil! Sefer sıklığına bakıp metro desen, değil, ne teknolojisi ne sefer sıklığı uyuyor!

Ama İzmir gibi harcadığı her kuruşu hesaplı, planlı harcayan bir belediyenin tüm kenti kapsayan, kapsayacak ulaşım ihtiyacını karşılamaya dönük dev bir adım, bir devrimci uygulama!

Bakalım İzban'ın TCDD kanadının inadı ne zaman kırılıp, ücretlendirme düzeltilecek.

Saygıyla,
...

(*) Çevre ve Şehircilik bakanı Özhaseki'nin İzmir'e dönük hasmane tavırlarının altında her seferinde duvara toslayan rant kaynaklı taleplerinin geri çevrilmesi var!

Sadece bir örnek vermek gerekirse; İslam Kalkınma Bankası Kocaoğlu'nu ziyaret ederek 'Çevre bakanlığının kullanmadığı 110 milyon Avro'luk kredi var, Avrupadan kullanacağınız kredinin 110 milyonluk kısmını bizden kullanın, faizimiz da onlardan %1-1.5 düşük' derler. Neresinden baksanız her yıl için 1,100,000 avro daha düşük faiz! Neden olmasın, sevinir Kocaoğlu, tamam der! İKB yetkilileri 'ama bakanlığı iznini almalısınız.' diye eklerler. Kocaoğlu koşar İller Bankasına, İller Bankası Genel Müdürü, 'yok, biz o krediyi kentsel dönüşümde kullanacağız!.' Kocaoğlu kös kös döner geri.
İKB yetkilileri yeniden ziyaret ederler Kocaoğlu'nu, Kocaoğlu anlatır durumu! İKB yetkilileri şaşırırlar, ' o kredi altyapı yatırımları için çıktı, hazır altyapı projesi de yok bakanlığın, kentsel dönüşümde kullanılamaz!' derler.
Bunun üzerine Kocaoğlu başbakandan randevu ister!
Neredeyse sokaktaki her müteahhide randevu verecek kadar kapısı herkese açık olan Başbakanlık, 'randevu veremiyoruz' demek için bile geri dönmez!
Siyasi ahlakından, nezaketinden kuşku duymadığımız, nezaketini de sıklıkla da dile getirdiğimiz sayın Binali Yıldırım'a sizce de yakıştı mı bu davranış?

 

ilgili haber : http://www.egedesonsoz.com/haber/izban-da-gittigin-kadar-ode-donemi-basliyor-yeni-sistem-nasil-olacak/975470#agree

Adk System Advertising



Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter