Gönderen Konu: Sendikaların, Memur Yasa Tasarısına Tepkileri  (Okunma sayısı 3147 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2701
Sendikaların, Memur Yasa Tasarısına Tepkileri
« : 12 Haziran 2010 / 09:58 »


Ulaşım Hak-Sen

Ulaşım Hak-Sen Genel Başkanı Altun Memur Yasa Tasarısına Tepkili: “Memur İktidarların Oyuncağı Haline Gelecektir!”

Ulaşım HAK-SEN Genel Başkanı Tuncay Altun, AKP'nin hazırlıklarını yaptığı ve memurların iş güvencesini ortadan kaldıracağı söylenen yasal değişikliklere tepki gösteren bir basın açıklaması yaptı.

Sendika adına görüşlerini kamuoyuyla paylaşan Altun, bu yasayla iktidarların kendilerinden olmayan memurları işten atma fırsatına kavuşacaklarını vurguladı.

Altun'un açıklamaları şöyle:

“BU DURUM BİR 'DESPOTİZM' DÖNEMİ BAŞLATACAKTIR.”

“Kamuoyuna sızan haberlere göre 2.5 milyon memuru yakından ilgilendiren ve hayati önem taşıyan yeni düzenlemeler yapılmaktaymış.

Memurun iş garantisinin teminatı olan 657 sayılı kanunda delikler açılması düşündürücüdür.

Memura kaşık ile verip kepçe ile alma alışkanlığı yine sürmektedir.


Onlarca yıldır süre gelen bu politikalar bu iktidar döneminde de devam etmektedir.

Memurlar ile ilgili düzenlemeler yapılırken hangi memur sendikasının fikri alınmıştır veya alınmaktadır bunu merak etmekteyiz?

AB'ye uyum süreci bahane edilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu değiştirilmesi 'içi acı dışı süslü bir yaş pastaya' benzemektedir.

Memurların iş garantisi ellerinde kalan tek kalıcı hak idi.

Bu düzenleme ile bu hakkın ortadan kaldırılmaya çalışılması bir vak'a dır.

Üst makamların iki dudağı arasına hapsolmuş memurun 'objektif ve bağımsız' hizmeti nasıl üreteceği ise kuşkuludur.

İktidara gelen siyasi parti kendinden olmayan memurları verimsizlikle suçlayarak kapının önüne koyabilecektir.

Bu şekilde ki bir düzenleme devletin yapısını çatırdatmaya başlayacaktır.

Artık her memur sarı gömlek giymek zorunda bırakılacaktır.

Memur iktidarların oyuncağı haline gelecektir.

Kamu kurumlarının üst makamlarına yöneticiler o işin uzmanı olduğu için değil siyasi yakınlıktan dolayı gelmektedir. Bu yöneticiler kendi oturdukları makamların hakkını veriyor veya o makamı hak ediyor gibi memurların verimliliğini ölçmeye çalışacaktır.

Bu durum bir 'DESPOTİZM' dönemi başlatacaktır.

Bir memur işini yapmıyor bahanesiyle kapının önüne konabilecektir. Zaten geçim zorluğu içinde olan memur bir de işten atılma riskiyle karşı karşıya kalmış olacaktır.

Bu mu devleti düşünmek?

Bu mu memuru düşünmek?

Ulaşım Hak-Sen olarak bu düzenlemenin devlet yapısında derin yaralar açacağını söylüyoruz.Memurun geleceğini meçhul hale getirecek maddelerin bir an önce gündemden çıkarılması memleket ve millet menfaatine lacaktır.

İktidar seçim sandığının bu memurun önüne geleceğini lütfen aklında çıkarmasın.”

Kaynak: http://www.mucadele.com.tr




Memur-Sen:


Memur-Sen: Yanlış kapı var

Gündoğdu: Tasarı esnek çalışmayı memurlara getiriyor.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, tasarıyla işçiler üzerinde tartışılan esnek çalışmanın memurlara getirildiğini söyleyerek, “Burada amirin, yöneticinin ya da siyasetçinin isteğine göre şekil alabilecek yanlış kapı var” diye konuştu.

ANKA’nın sorularını yanıtlayan Gündoğdu, tasarının 5. maddesinin 2. paragrafının yer alan “memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür” hükümle işçiler üzerinde tartışılan esnek çalışma politikasının bu maddeyle memurlara getirildiğini böyle bir şüphe olduğunu kaydetti. Gündoğdu, bu maddede bir esneklik olduğunu vurgulayarak, daraltma adına keyfi bir madde olduğunu dile getirdi.

-"ÇİFTE STANDART VAR"-

Gündoğdu, “Burada, amirin, yöneticinin ya da siyasetçinin isteğine göre şekil alabilecek yanlış kapı var. Bu taslağın en kötü yanı bu. Burada gizli bir tehlike var” dedi. Gündoğdu, sözlerine şöyle devam etti:

“İlave kademe ilerlemesi için süre 6 yıldı. Biz bunun çok olduğunu 3-4 yıla indirilmesini istedik. 10 yıla çıkarılmış. Memur uyarı cezası bile alsa, kademe ilerleme alması mümkün değil. Kademe ilerlemesini imkansızlaştıran, zorlaştıran bir hüküm. Yokuşa sürülmüş. Özelden geçen üst ve alt yöneticilere kapı aralanıyor. Ama çifte standart var. Üst yöneticilerin özelde çalıştıkları bütün süreler devlette kabul görecek. Ama alt kademe için 6 yıl kabul görecek. Müsteşarlığa gelen için 20 yıl bile olsa sayılacak, şube müdürlüğüne gelen için 20 yıl da çalışsa 6 yılı kabul edilecek. İstihdam fazlası memurlar kavramı ve havuz hissettiriliyor. Ucu açık.”

-"ÖDÜL VE CEZA DENGESİZLİĞİ VAR"-

Gündoğdu, sözleşmeli uzman alımını öngören düzenlemeyi eleştirerek, “Bu maddeyle beğenmezsem gönderirim mi deniyor. Niçin sözleşmeli” diye sordu. Gündoğdu, uzman personel alımında KPSS’de yüzde 1’lik dilim getirildiğini bunun da belirsizlik getirdiğini dile getirdi. Gündoğdu, sicil uygulamasının yerine disiplin uygulamasının getirildiğini belirterek, ödül ve ceza dengesizliğinin geldiğini söyledi.

Disiplin uygulamasıyla getirilen cezalarda keyfilik ve ağırlaştırılma olduğunu savunan Gündoğdu, cezaların objektif olmadığını ve subjektif bir kanal açtığını belirterek, şöyle devam etti:

“Kınama cezası alabilecek fiiller aylıktan kesmeden kademe ilerlemesinin durdurulmasına kadar götürülmüş. Ceza ağırlıklı ödül azaltmalı bir dengesizlik var. Çalışma saatini artırmaya kapı aralayan yaklaşımlar var bunlar doğru değil. Eleştirimiz hiç masaya getirilmeden ve bize sorulmadan bunlar niçin yapılıyor? Kazanılmış hakkı geri götüren yaklaşım nasıl olabilir? Teşekkürümüzün sebebi de uzlaştığımız konuların bir çoğu tasarıya taşanmış. Memurları ilgilendiren her konu memurların temsilcileriyle konuşulup masaya yatırılmalı. İyi ya da yanlış düzenlemeyi temsilcilerle konuşmadan yapmanın bugünkü yönetim anlayışına çok uygun olmadığını düşünüyorum.”

Kaynak: http://www.gercekgundem.com/?p=285514



KESK


657 Sayılı Yasada Yapılması Planlanan Değişiklik Kabul Edilemez!

Konfederasyonumuz genel merkezinde yapılan bir basın toplantısıyla 657 sayılı yasada yapılması planlanan değişikliğe ilişkin KESK’in değerlendirmesi bugün kamuoyuna Genel Sekreter Emirali ŞİMŞEK tarafından açıklandı: “Devlet Bakanı Hayati Yazıcı tarafından kamuoyuna açıklanan 657 sayılı Kanunda yapılması düşünülen değişiklikler çalışma barışını kökten dinamitleyecek bir girişimdir. Tasarının getirdiği Avrupa Konseyi ve uluslar arası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu kimi haklar ve iyileştirmeler ise yasa değişikliğinin gerçek niyetini gizlemeye yöneliktir. Bu tasarıyla mevcut kamu yönetimi kökten değişecek, kamu hizmetinin niteliği düşecek  ve kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran esnek çalışma düzeni getirilecektir.
Tasarının ayrıntılarına baktığımızda siyasi iktidarın zaman zaman kamu personel reformu adı altında, performans uygulaması adı altında gündeme getirdiği, kamuda esnek ve güvencesiz çalışmayı, performansı ve siyasi kadrolaşmanın önünü açmayı hedefleyen yaklaşımını görüyoruz.

Bu tasarı kapalı kapılar ardında hazırlanmış, son ana kadar Konfederasyonlardan kaçırılmıştır, “ben yaptım oldu” anlayışının bir ürünüdür. Tasarı yazılı taleplerimize rağmen bizlere ulaştırılmamış, bizden gizlenmiştir. Tasarının kamuoyuna açıklamasıyla birlikte bu gizliliğin nedeni de ortaya çıkmıştır. Çünkü bu tasarıyla yapılmak istenen değişiklikleri kamu emekçilerinin kabul etmesi, sineye çekmesi mümkün değildir. İşte tam da bu nedenle tasarı emekçilerden kaçırılmıştır.

TASARIDA KAMU ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİNİN ÖZEL SEKTÖRDEN ATANMALARININ YOLU AÇILARAK KAMU YÖNETİMİ YANDAŞ VE KAMU HİZMETİNE YABANCI KİŞİLERİN EMRİNE SOKULMAKTADIR.

Değişiklikte yer alan kamuoyunda özel sektörden CEO transferi yapılabilmesi olarak bilinen özel sektör yöneticilerinin kamu kurumlarına idareci olarak atanması konusu çok önemli sakıncalar içermektedir. Örneğin büyük bir dersane yöneticisinin il milli eğitim müdürlüğüne atandığını düşünelim, bu yöneticinin eğitimin kamusal niteliğine uygun bir yöneticilik yapması nasıl mümkün olacaktır? Ya da aynı yöneticinin dersaneleri denetlemesi kamu vicdanına uygun olacak mıdır?

Özel bir sağlık kuruluşunun CEO’su bir kamu sağlık kurumunun yöneticisi olduğunda temel sağlık hizmeti almak için hastanelere gelen yurttaşlara müşteri gözüyle bakacaktır. Çalışanlara verimlilik, kârlılık  ilkeleri üzerinden bakacaktır.

Özel sektörde başarılı olmak için yöneticilerin işletmeleri kâra geçirmeleri gereklidir. Başarı vasıfları Kârlılık olan yöneticilerin bu vasıfları kamu hizmetlerinin sosyal, objektif nitelikleri göz önüne alındığında nasıl bir işlev görecektir.

Bu adım aynı zamanda kamuda emeğiyle yıllarca katkı sağlamış, önemli işlevler görmüş, başarılar elde etmiş kamu görevlilerinin motivasyonu açısından da son derece sakıncalı bir adımdır.

Kamu kurumları şirket, kamu hizmeti alan yurttaşlar müşteri değildir.

TASARI ESNEK İSTİHDAMIN KAPISINI ARALAMAKTADIR

Tasarının 5. Maddesi ile 657 sayılı Kanunun 100 üncü maddesi değiştirilerek “Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür.”denilerek esnek çalışmanın yolu açılmaktadır.

 
TASARIDA SİCİL SİSTEMİ TAMAMEN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILARAK PERFORMANS SİSTEMİNE GEÇİLMEKTEDİR

Mevcut sicil sisteminin bazı olumsuzlukları olmakla birlikte, buradaki eksikliklerin düzeltilmesi yerine görevleri kanunla belirlenmiş olan kamu hizmeti olan  kamu görevlileri arasında çalışma barışını bozacak ve tamamen idarecinin insiyatifi ile yandaş memur yaratmayı hedefleyen başarı ve ödül sistemi getirilmektedir.
Tasarının 11. Maddesi ile 657 sayılı yasanın 122. Maddesi değiştirilerek ödül sisteminde başarının nasıl ödüllendirileceği belirsiz bırakılıyor.Tasarıda başarı ölçütleri için yönetmelik hazırlanması öngörülmüyor, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınmak kaydıyla kurumlarca düzenleneceği söyleniyor. Böylece idareciler çalışanlar arasına husumet sokarak, rekabet ve huzursuzluk yaratacak böylelikle kendini destekleyen ya da siyaseten kayırmak istediği kişilere ödül verebileceklerdir. Kayırmacılığı esas alan bu başarı ve ödül sistemi kabul edilemez.

TASARIDA KAMU GÖREVLİLERİNİN GÖREVİNE SON VERME KOLAYLAŞTIRILARAK GÜVENCESİZ ÇALIŞTIRMA SİSTEMİNE GEÇİLMİŞTİR

Tasarının 13. Maddesi ile mevcut 657 Sayılı Yasanın 125. Maddesinde uyarı veya kınama cezası öngörülen fiillerin çoğu, maaştan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması gibi daha ağır cezalara tabi kılınmış, yeni pek çok disiplin suçu yaratılarak özellikle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına ilişkin eylemlerin sayısı arttırılmış ve iki kez kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilmesi düzenlemesi getirilerek son derece basit eylemler memurun görevden çıkarılmasının nedeni sayılacaktır. Gerekçe olarak vatandaşa daha iyi muamele gösterilse de yapılan değişikliklere bakıldığında, bu konuda sadece bir düzenleme yapıldığı, çoğunlukla idarecinin isteklerinin itirazsız yerine getirilmesinin amaçlandığı görülür. Sadece kademe ilerlemesinin durdurulmasına ilişkin bölüme aşağıda belirtilen ve çoğu daha önce uyarı veya kınama gerektiren veya hiç suç olmayan fiiller eklenmiştir.

Tasarı kamuda çalışma düzenini mevcut halinden daha fazla hiyerarşik hale getirmeyi; kamu emekçilerini amirler karşısında el pençe divan durdurmayı hedeflemektedir. Üstelik disiplin düzenlemeleri adı altında getirilen bazı fiiller tamamen subjektif kriterlere dayandırılmıştır.

Örneğin “görev sırasında amirlerine söz ile saygısızlık etmek” fiili ne gibi bir objektif ölçüye dayandırılacaktır. Örneğin “Verilen emirlere itiraz etmek, görevleri tam ve zamanında yapmamak, hizmetin yürütülmesinde ve görevin yerine getirilmesinde kurumlarınca belirlenen usûl ve esaslara uymamak diye ifade edilen fiil sendika işyeri temsilcilerinin sendikal faaliyet gereği dile getirmek durumunda oldukları itirazları disiplin konusu edebilecektir.
Ayrıca bu düzenleme kamu emekçilerinin amirlerin hukuka aykırı olan emirlerine uymama yönündeki Anayasal haklarına da aykırıdır.
Yine mesleki bir konuda basına açıklama yapması gereken bir kamu emekçisi örneğin ameliyat sonrası açıklama yapan bir cerrah bu eylemi nedeniyle kademe ilerleme cezasına tabi kalacak, tekrarı durumunda işten çıkarılabilecektir.

TASARI 4B ve 4C STATÜSÜNDE ÇALIŞTIRILAN KAMU EMEKÇİLERİNİ AYRIMCILIĞA TABİ TUTUYOR

Tasarı Avrupa Konseyi ve uluslar arası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu kimi haklar ve iyileştirmeler konusunda 4B ve 4C statüsünde çalıştırılan kamu emekçilerini kapsam dışında tutuyor. Doğum izni, süt izni ve mazerete ilişkin izinlerden bu durumdaki emekçiler yararlandırılmayarak ayrımcılığa tabi tutuluyorlar.

TASARI TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİ GİDERMEKTEN UZAKTIR

Tasarı ebeveynlik haklarıyla ilgili olumlu değişiklikler içermekle birlikte kamu emekçilerinin en temel talebi olan doğum sonrası ücretli izinin süresini arttırmamıştır. 8 Hafta olan bu iznin en az 16 hafta olması gerekmektedir. Ayrıca ücretsiz izinle ilgili maddeye ücretsiz izinde geçen sürelerde her türlü özlük ve emeklilik haklarının korunacağı hükmü getirilmelidir. Çocuk bakımının devletçe üstlenilmesi yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
Aksi halde kadınların çalışma yaşamında yükselme ve terfi konusundaki dezavantajlı konumları derinleşecektir.
 

TASARININ GETİRDİĞİ UZMANLIK SİSTEMİ OBJEKTİF ÖLÇÜLERDEN UZAKTIR

Tasarıda uzmanlık sistemi ile ilgili getirilen sözlü sınava (mülâkat) ilişkin koşullar objektif ölçülerden uzaktır.Ayrıca kayıt altına alınmaması söz konusudur. Danıştay’ın kayıt altına alma yönündeki hükmünü ortadan kaldıracak şekilde, kayıt tutulmayacağının özellikle belirtilmesi, sözlü sınav adı altında kayırmacılığın yolunun açılması demektir. Ayrıca sözleşmeli uzmanlık anlayışı hakim kılınarak kamu emekçileri arasındaki ücret makasının derinleştirilmesi hedefleniyor.


TASARI SENDİKAL HAKLAR KONUSUNDA MEVCUT KAZANIMLARI YOK ETMEYİ HEDEFLEMEKTEDİR

KİT personel rejimini düzenleyen 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personelin sendikaya üye olamayacakları hükmü, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Hükmüne paralel olarak yürürlükten kaldırılmaktadır. Yani 4688 sayılı yasaya aykırı olan düzenleme çıkarılmış olmaktadır. Ancak maddenin devamında, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. Maddesine daha önce yer almayan “Grev Yasağı” getirilmiştir.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin ve ILO komitelerinin açık kararlarına karşın bu biçimde getirilen grev yasağı Anayasanın 90. Maddesini ve uluslar arası hukuku hiçe saymaktır. Anayasa değişiklik paketine eklenen toplu sözleşme hakkı grev hakkıyla bir bütündür; bunların bölünmesi Anayasanın 13. Maddesindeki hakkın özünü ortadan kaldırma yasağını da ihlal eder

TASARI SENDİKAL ÖRGÜTLENMENİN ÖZÜNE AYKIRI OLARAK TOPLU GÖRÜŞME ÖDENEĞİ UYGULAMASINI GERİ GETİRMEKTEDİR

Tasarı sendikalı kamu emekçilerine Geçici 58. Madde ile 4688 Sayılı yasaya eklenenTOPLU GÖRÜŞME ÖDENEĞİ verilmesi ön görmektedir.Hükümet bu yolla daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen uygulamayı Anayasa Mahkemesi kararını hiçe sayarak yandaş sendika yaratma ve bunu nemalandırma amacıyla sendika hukukuyla bağdaşmayacak bu düzenlemeyi bir kez daha gündeme getirmiştir.

Buna göre sendika üyesi olan kamu görevlilerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 4 defa toplu görüşme ödeneği (ikramiyesi) verilecektir. Bu şekilde, sendika üyesi memurlara ödenecek sendika üyeliği ikramiyesinin yıllık tutarı yaklaşık 122 TL’dir.

Sendikalar emekçilerin öz örgütleridir ve bu nedenle işverenden bağımsız olmaları esastır. Bu nedenle sendikalar sadece üyelerinin kendi gelirlerinden ödeyecekleri aidatlar sayesinde ayakta kalmalıdır. Ayrıca bilindiği gibi toplu görüşme ödeneği uzun zamandır yandaş bir konfederasyon tarafından her fırsatta talep edilmektedir. AKP iktidarı döneminde % 900’lere varan üye artışlarıyla yetkili konfederasyon haline gelen bir konfederasyonun bu talebinin tasarıda yer alması diğer konfederasyonlardan gizlenen tasarının bu konfederasyonla paylaşılmış olduğu kuşkusunu doğurmaktadır.
Emekçilerin siyasi iktidarın bu tasarısını kabul etmeleri mümkün değildir. Kuşkusuz 657 sayılı yasada değiştirilmesi gereken pek çok hüküm vardır; ancak bunlar emekçilerin temsilcilerinin de görüşü alınarak geniş bir mutabakat ekseninde yapılmalıdır. Çünkü 657 sayılı yasa kamu emekçileri açısından bir üst sözleşme niteliğindedir. Bu nitelikte bir yasa tek yanlı dayatmayla değiştirilemez.

Tasarı kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleşme hakkını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Sendikalarımızı bir dernek haline getirmeyi, emekçileri eylemden, hak aramak ve taleplerini dile getirmekten yıldırmayı hedeflemektedir.

Buradan kamu emekçilerine sesleniyoruz:

KESK olarak 2 milyon kamu emekçisinin sesi olmak için mücadele ediyoruz. Kamu emekçileri mücadelesi KESK’in açtığı bir yoldur. Mevcut diğer konfederasyonlar KESK’in kazanımı sayesinde varolabilmişlerdir. KESK kapıkulluğu anlayışına karşı kamu emekçisi anlayışını inşa etmiştir. KESK sendikadır.

İş güvencesine sahip çıkmak için, insanca yaşamak için, mevcut kazanımlarımızı kaybetmemek için gücümüzü KESK’te birleştirelim.

Siyasi iktidar bilmelidir ki,
Kamu emekçileri olarak siyasi iktidarın bu girişimine karşı çıkıyoruz. Bu tasarının yasalaşmaması için mücadele edeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Bunun için fiili ve meşru mücadele zeminlerinde sesimizi yükselteceğiz.

KÖLELİK DÜZENİ DEĞİL, TOPLU SÖZLEŞME; 657’DEKİ DEĞİŞİKLİĞE HAYIR!

Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz!



KAMU-SEN

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, “Talepleri yerine getiriyoruz bahanesi altında etik dışı uygulamalar yapılmaktadır. Evet, devlet memuruna izin hakları, yollukların arttırılması gibi konular bizim talebimizdi. Ancak bu taleplerimizi bahane göstererek devletin yapısını değiştiren uygulamalar peşindeler. Bu çok endişe verici” dedi.
Siyasi kadronun devamı
Akyıldız, şöyle konuştu: “Sicil sisteminin kaldırılması tasarıyla kaldırılıyor. Aynı konumdaki memurlara farklı uygulama yapılacak. Bu da devlette karmaşa yaratacak. Sicilin kaldırılması ile devletin kurum ve kuruluşlarında oluşturdukları siyasi kadronun devamını sağlayacak tedbirleri alıyorlar. Bizim en önem verdiğimiz konu disiplin cezalarının arttırılmasıyla, işten çıkarılmasının kolaylaştırılmasıdır. Devlet memurunun iş güvencesi ortadan kalkacak. Bu durum devlette devamlılık ilkesini riske atacaktır.”
Kabul etmek mümkün değil
Akyıldız, “Devlet, özel sektör tarafından yönetilecek bir yapı olacak. Devlet yapısını tanımayan kişilerin devletin yönetilmesini kabul etmek mümkün değil. Üniversite, memuriyet sınavı ve yıllarca verilen emekten sonra tam yönetici olacaksın, ‘Dur yönetici olamazsın’ diyerek, özel sektörden yönetici getirecekler. Bunu hazzetmek mümkün değil” dedi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/14990155.asp
« Son Düzenleme: 12 Haziran 2010 / 10:00 Gönderen: Demirkanat »
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

Adk System Advertising


Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2701
Tam gaz dönüşüme tepki yağıyor
« Yanıtla #1 : 13 Haziran 2010 / 04:07 »

Hizmet teminatına dokundurtmayız 
Kamu-Sen  Başkanı Bircan Akyıldız: Özel sektörden kamuya yönetici ithaline izin  verilmesi kesinlikle kabul edilemez. Böyle bir uygulama kamu  hizmetlerinin siyasallaştırılması anlamına gelir. Hükümeti uyarıyoruz.  Memurun iş güvencesine dokundurtmayız. Aksi takdirde bedelini  ödersiniz.
  Kadrolaşma için yapılmış düzenleme
DP Genel  Başkanı Hüsamettin Cindoruk: Bu tasarı, AKP’nin kadrolaşma hareketidir.  Özellikle özel sektördeki kıdemi ve oradaki çalışma yıllarını kamu  düzeninde de var saymak çok yanlış. 12 senelik bir süreçten sonra kamu  düzeninde üst düzey yöneticilik elde edilirken şimdi o kalkıyor.
  Sendikaların 657 isyanı!
657 sayılı Devlet  Memurları Kanunu’nda yapılacak değişikliğe memur sendikalarından sert  tepki geldi. Kamu Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, "Memurun iş  güvencesine dokunan bedelini ağır öder" dedi.
AKP hükümetinin 657  sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapacağı değişikliklere memur  sendikaları sert sepki gösterdi. Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Bircan  Akyıldız, hükümeti uyararak, "Memurun iş güvencesine dokundurtmayız.  Aksi takdirde bedelini ödemek zorunda kalırsınız" dedi. Akyıldız  şunları söyledi: 
  Asıl gayeleri başka
"Toplu görüşmelerde mutabakat  altına alınan birkaç maddenin, taslağa dahil edilerek kamu personel  rejiminde yapılması planlanan köklü değişikliğe zemin hazırlanmaya  çalışıldığını görüyoruz. Anayasa değişiklik paketine memurlara toplu  görüşme hakkını ekleyerek tepkileri giderme gayreti içerisinde olanlar  şimdi de memurun iş güvencesini yok etmek amacıyla yola çıktıkları  değişiklikte toplu görüşmelerde karar altına alınan yüzlerce konudan  birkaçını kullanarak asıl gayelerini örtbas etmeye çalışmaktadırlar.  Bilinmelidir ki, memurun iş güvencesine dokunan, bedelini ağır bir  şekilde öder.”
  Kamu çalışanları dışlanıyor
Türkiye Kamu Sen Genel  Sekreteri ve Türk Eğitim sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise 657 sayılı  devlet memurları yasasında yapılan değişikliklerle hükümetin, "Kamu  çalışanlarını sindirmek, haklarını arayamaz hale getirmek ve seslerini  çıkaramaz hale getirmeyi" amaçladığını söyledi. Koncuk, AKP iktidarının  tavrının "etik" olmadığını da vurgulayarak şunları söyledi: "Bu kanunda  değişiklikler yapılması gerekiyor. Fakat kamu çalışanlarının üzerinde  Demokles’in kılıcı gibi duran bir anlayışla dikte edilemez. Memurun iş  güvencesini tehlikeye atan unsurlar yasaya monte edilmek isteniyor.  Kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonları dışlayan bu tavır  "etik" değildir. Memuru tahakküm altına almak, baskı altına almak adına  yapılan değişikliklerdir. Hükümetin amacı çok açıktır; kamu  çalışanlarını sesini çıkaramaz hale getirmek, sindirmek isteniyor. "
  Yargı ve eyleme gideriz
Bu haliyle tasarıyı  geçirmekte ısrar edilmesi halinde ülkenin eylem alanına döneceğini  belirterek hükümeti uyaran Koncuk, şöyle dedi: "Bu değişliklerin hayata  geçirilmesi halinde Türkiye eylem alanı haline gelecektir. Ayrıca  yargıya da başvururuz. Ortaya konulan eylemlerle Türkiye bir kaosun  eşiğine gelecektir. Kimse kamu çalışanlarının elini kolunu bağlamaya  kalkmasın buna sessiz kalınacağını da sanmasın. Bu sorumsuzca yapılan  bir değişikliktir. Kimse kamu çalışanlarını, kamuoyunu aldatmaya  çalışmasın."
  Cindoruk değişikliğe karşı çıktı
Demokrat Parti  (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, 657 sayılı Devlet Memurları  Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’nı “kadrolaşma  hareketi” olarak niteleyerek, “Ana muhalefet partisi bunu Anayasa  Mahkemesi’ne götürerek kanunlaşmasını önleyebilir” dedi. Cindoruk,  partisinin Genel Merkezinde DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası  (Emekli- Sen) Genel Başkanı Veli Beysülen ve beraberindekileri kabul  etti. Cindoruk, kabulde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Memur  yasasında yapılan değişiklik kadrolaşma için yapılmış bir iktidar  düzenlemesidir. Özellikle özel sektördeki kıdemi ve oradaki çalışma  yıllarını kamu düzeninde de var saymak çok yanlıştır. 12 senelik bir  süreçten sonra kamu düzeninde üst düzey yöneticilik elde edilirken  şimdi o kalkıyor. Özel sektörden transferlerin yöneticiler ve hükümet  yanlısı kesimler tarafından yapılacağını düşünürseniz bu bir kadrolaşma  hareketidir. Memurların hizmet teminatları da ortadan kaldırılıyor.”
  AKP kadrolaşmayı artıracak
Türk Büro Sen Genel  Başkanı Fahrettin Yokuş, bazı gazetelerde "Memura müjde" şeklinde  verilen 657 sayılı yasada yapılacak değişikliklerle AKP iktidarının  memurların iş güvencesini tamamen ortadan kaldıracağını söyledi.  Yapılan değişikliklerin memurların temsilcileri ve sözcüleri olan  sendikalardan gizlendiğini öne süren Yokuş, AKP’nin özel sektör  anlayışını kamuya taşımaya çalıştığını ve kadrolaşmayı artıracağını  belirtti. Yokuş şunları kaydetti:
  Sakat bir mantık
"Sakat bir mantıkla hazırlanan  tasarıda, kamuya özel sektörden atamalar yapılması planlanmaktadır.  Devlet işleyişini bilmeyen idarecinin kamuya fayda sağlamayacak,  işleyişte kaos yaratacak ve çalışma barışını bozacaktır. Kamu  kurumlarındaki bazı unvanlara ilişkin yeniden düzenleme yapılması  konusunda da sendikaların görüşleri alınmamıştır. Hükümet, kamu  çalışanlarının haklarını elinden almaya çalışmaktadır. Çalışmayan,  işini aksatan, amirine saygısız davranan, hizmet sunduğu vatandaşa kötü  muamele eden, kendini geliştirmeyen memurun işine son verilir  kriterlerini getirmek, memuru idarecinin vicdanına terk etmek demektir.  Özellikle hükümetin iş başına geldiği günden bu yana kendine yandaş  bürokratlar oluşturduğu bir atmosferde, memurun sübjektif kriterlerle  işinin elinden alınabilmesi imkanının yeni tasarı ile tanınması,  ’hükümet memuru’ yaratma girişimlerinin ürünüdür." KESK Genel Sekreteri  Emirali Şimşek ise, tasarı ile AKP hükümetinin kamuda esnek çalışmayı  yasalaştırdığını ve kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan  kaldıracağını söyledi.
  ‘Ben yaptım oldu’ anlayışı
Türk Sağlık Sen Genel  Başkanı Önder Kahveci, AKP hükümetinin "Ben yaptım oldu" anlayışı ile  hareket ettiğini belirterek şunları söyledi: "Sosyal diyalogun  geliştirilmesi için hiçbir çaba göstermiyorlar. Fakat taraflarla  görüşmeye mecburlar. Memurları ilgilendiren bir konuda memur  sendikaları ile görüşmek zorundalar. Bu işin tarafıyız, muhatabıyız.  Yangından mal kaçırarak bir yere varılmaz."

Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=35847
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK

Çevrimdışı Demirkanat / Kürşad YAVUZ

  • Administrator
  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 2701
657 değişikliğine 13 bin memurun "maaş isyanı"
« Yanıtla #2 : 18 Haziran 2010 / 11:50 »
Hükümetin, 657 sayısı   Devlet Memurları Yasasında yapmayı planladığı değişiklik, 13 bin memuru   ayağa kaldırdı.

Gelir Uzmanları, Milli Emlak Uzmanları, Mali Hizmet   Uzmanları, Muhasebe Uzmanları ve İl Planlama Uzmanları, tasarıyla   uzmanlar arasındaki eşitlik sağlanması bir yana ‘uçurumun’ derinleştiği   iddiasıyla düzeltme istedi. 657’de değişiklik öngören yasa tasarısının   59 kariyer  mesleğin    54’ünde yer alan uzmanlar için 3 bin 500-4 bin lira; uzman yardımcıları   için 2 bin- 2 bin 500 lira maaş öngördüğü belirtildi. Oysa ayrı tutulan 5   uzmanlıkta uzmanlar için bin 700 lira; uzman yardımcıları içinse bin   500 lira maaşa mahkum edildikleri gerekçesiyle ‘gerçek eşitlik   istiyoruz’ denildi.

AĞIRLIK MALEYİ’DE

657 değişikliğinin en büyük   mağdurları Maliye Bakanlığı bünyesinde bulunuyor. Gelir Uzmanı ve uzman   yardımcısı olarak Maliye’nin taşra kadrolarında 12 bin 500 kişi görev   yapıyor. Yine Maliye Bakanlığı kadrosunda Milli Emlak Uzmanı olarak da   ülke genelinde çalışıyorlar.

HAREKETE GEÇTİLER

Gelir Uzmanları, tasarı   hazırlanırken Maliye’nin görüşünün dikkate alınmamış olabileceğini   belirtirken, tasarının düzeltilmesi için harekete geçtiklerini ifade   ettiler. Tasarının Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında; burada   olmazsa Genel Kurul aşamasında düzeltilmesi için her türlü girişimde   bulunacaklarını söylediler.

SINIF FARKI YARATILIYOR!

657’de Değişiklik öngören   yasa tasarısının 19, 20 ve 21 inci maddeleri kamuda yeni uzmanlıkların   ihdasını ve mevcut uzman, uzman yardımcılarının özlük haklarını   düzenliyor. Tasarıyla ‘ikinci sınıf’ görüldüklerini belirten uzmanlar   ortak bir açıklama yaptılar. “Kamuda uzman maaşlarının eşitlenmesi   iddiasının gerçeğe dönüşmediği aksine mesleğe özel yarışma sınavı ile   girilen kariyer uzmanlıklar arasındaki ücret dengesizliğinin daha da   derinleştirildiği görülmektedir” denildi.

OKULLAR AYNI, SINAV AYNI, MAAŞ FARKLI!

İl Planlama,   Milli Emlak, Gelir, Muhasebe, Mali Hizmet Uzmanları ile bunların   yardımcılarının mesleğe alınma ve diğer tüm koşullar bakımından merkezde   görev yapan uzmanlardan hiçbir farkları olmadığının altını çizdiler.   Buna rağmen tasarının öngördüğü özlük haklarından mahrum   bırakılmalarının büyük çelişki olduğunu vurguladılar.

MERKEZ- TAŞRA AYRIMI

Tasarı ile kamuda görev yapan   kariyer uzmanların, nitelik, mesleğe giriş ve yükselmeleri dikkate   alındığında aynı koşullara ve yükümlülüklere tabi iken özlük hakları   itibariyle iki farklı sınıfa ayrıldığına dikkat çekildi. Hatta merkez   uzmanı - taşra uzmanı şeklinde yeni bir ayrım daha yapıldığı vurgulandı. 

KALİTE DÜŞER!

Tasarının yasalaşması durumunda, 81   ilde vatandaşa doğrudan hizmet veren bu meslek mensuplarının öneminin   azalacağı ve hizmet kalitesinin düşeceği belirtildi.

İSYAN ETTİREN FARK

Tasarı 59 grup kariyer uzman ve   uzman yardımcılarının mesleğe özel yarışma sınavı, Kamu Personel Sınavı,   Yazılı/Sözlü Sınav ile girmesini öngörüyor. Tümünde 3 yıl yardımcılık   sonunda uzmanlık tezi ve yeterlilik sınavı ile KPDS’de 70 ve üzeri puan   yani C puanı almalarını öngörüyor. Yani mesleğe giriş ve yükselmede   merkez ve taşra ayrımı da; uzmanlık alanlarında ayrım da bulunmuyor.

Ancak iş özlük haklarına gelince ayrım başlıyor. Buna   göre 54 grup uzmana özel hizmet tazminatı yüzde 130 iken; 5 grup için   120 öngörülüyor.  Ek gösterge puanı 3600 iken, diğerlerinde 2200 oluyor.   Birinci gruba 2 bin puan makam tazminatı verilirken; ikinci gruba   verilmiyor. Birinci gruba 150 ila 200 lira fazla çalışma ücreti   öngörülürken; ikinci grupta yer almıyor. Birinci gruba yılda iki defa   teşvik ikramiyesi (uzmanlar için 5 bin 740; uzman yardımcıları 3 bin)   verilecekken; ikinci gruba verilmiyor.

Böylece birinci grupta yer alan uzmanlar için aylık   ücret ortalama 3 bin 500 4 bin; uzman yardımcıları için 2 bin 2500 lira   oluyor. Oysa ikinci gruptaki uzmanların maaşları birinci grup uzman   yardımcılarının da altında kalıyor. İkinci grup uzmanlar için bin 700-   bin 800 lira; uzman yardımcıları içinse 1500 lira maaş anlamına geliyor.   (Hürriyet)
« Son Düzenleme: 18 Haziran 2010 / 11:59 Gönderen: Demirkanat »
http://twitter.com/demiryolcuyuz

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Mustafa Kemal ATATÜRK


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter
 


Sendikaların, Memur Yasa Tasarısına Tepkileri Benzer Konular

memur maaşları bütçeye yükmü,memur fazlamı
Hükümet ile memur sendikaları arasında toplu sözleşmeler sürüyor. Özel kesimde her bireyin farklı niteliği ve verimi nedeniyle ö... Devamı...

Gösterim: 4706 - Yanıt: 0 - Başlatan:trenren
Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı Meclise gönderildi
Yaklaşık 2,5 milyon memur ile 1,8 milyon memur emeklisinin aylardır beklediği Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı, nihayet Meclis'e gön... Devamı...

Gösterim: 2624 - Yanıt: 2 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
Sendikaların üye sayıları Resmi Gazetede yayınlandı; En çok üye Memur-Sen de
2012 yılına ait, memur sendikaları ve konfederasyonlarının üye sayıları, Resmi Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlandı. 10 Ağus... Devamı...

Gösterim: 2080 - Yanıt: 0 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
Demiryolu Yasa Tasarısıyla İlgili İstanbul'da Toplantı Yapıldı.
Demiryolunun Serbestleştirilmesi Hakkındaki Yasa Tasarısıyla İlgili İstanbul'da Toplantı Yapıldı!   Demiryolunun serbestleştiril... Devamı...

Gösterim: 2066 - Yanıt: 0 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ
Tüm memur sendikalarının 2018 yılı üye sayıları yayımlandı
2018 yılı memur sendikaları üye sayısına göre sadece en büyük üçüncü konfederasyon olan KESK'in üye sayısı azalmaya devam etti. ... Devamı...

Gösterim: 1136 - Yanıt: 2 - Başlatan:Demirkanat / Kürşad YAVUZ