Gönderen Konu: Vizyon Sorunu!  (Okunma sayısı 4184 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Trenci96

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 999
Vizyon Sorunu!
« : 27 Mart 2008 / 20:42 »

Değerli Meslektaşlarım,
Bildiğimiz üzere 2002 yılında iktidarın değişmesiyle birlikte Türkiyede olduğu gibi demiryollarımızda da büyük değişimler başlamıştı.En önemlisi de hızlı tren yapımıyla ilgili olan değişim olmalı..Ayrıca kurumun yeniden yapılanmasıyla ilgili daha önceden uygulaması başlamış çalışmalar yine son 6 yıldır hızlı bir şekilde devam ettirilmeye çalışılıyor..
TCDD tüm bu yenileşme çabalarını devam ettirirken bunlara temel olması amacıyla yıllık hedefler belirliyor ve vizyon-misyon şeklinde ifade edilen bu hedefleri kamuoyuyla da paylaşıyor,bizler de biliyoruz..

Bir kurumda hedeflarin tutturlabilmesi için idari kadronun belirlediği vizyon-misyon kriterlerinin herşeyden önce alt çalışanlarca benimsenmesi ve desteklenmesi gerekmektedir..Eğer yönetimle orta kadrolar ve alt kadrolar arasında bir kopukluk oluşursa bu hedeflerin tutturulabilmesi maalesefki imkansızdır..
Son birkaç yıla gelene değin ve özellikle de hızlandırılmış tren kazası olana değin yeni yönetimle tüm çalışanların koordinasyonu çok iyiydi ve hedeflere olan inançta büyük birçoğunluk tarafından benimsenip destek görüyordu,ancak son birkaç yıldır yönetimle çalışanlar arasındaki bu destek bağının gittikçe zayıfladığını üzülerek görebilmekteyiz..Herkes iyi niyetini her ne kadar muhafaza etmeye çalışsa da maalesefki TCDD'nin yakası bir türlü tren kazalarından kurtulamamakta ve durumdan en çok zarar gören alttaki faal personel de artık yönetimin iyi niyetine olan inancını zayıflatmakta ve sorunların ana nedeninin idarecilerin basiretsizliğinden kaynaklandığına inanmaktadır..
Bizler de bu forumlardaki tartışmalarımızda aslında tümüyle bu konuyu yani TCDD'nin vizyon yanlışlıklarını tartışmaktayız,mesela yönetim tarafından kamuoyuna büyük bir devrim olarak gösterilen Hızlı Tren çalışmaları artık eskisi kadar rağbet görmemekte ve hatta yanlışlıkları konusunda da karşı görüşler dile getirilmektedir..
Oysa eğer ki yönetim ve çalışanlar arasında vizyon konusunda bir mutabakat sağlanamassa ve belirlenmiş vizyonlar çalışanlar tarafından ötelenirse hedeflere istenilen zaman ve şekilde ulaşılabilmesi mümkün olamayacaktır yada belirlenen hedefler ve vizyonda büyük revizyonlar yapılması gerekecektir..
Önce vizyon ne demektir alıntı bir yazıyla bunu anlayalım ve ardından da cevap yazılarımızla TCDD'nin Vizyonu hakkındaki düşüncelerimizi ortaya koyalım.
Saygılarımla..
-----------------------------------------------------------------------------------------------

VİZYON NEDİR?
 Bir kişi ya da kurumun, gelecekteki geniş bir zaman dilimi içinde ulaşmaya çalıştığı koşulların zihinsel bir tasarımı ve bu tasarımın yaratılması için gerekli şartlardır.
Organizasyon, kurum kültürü, iş ortamı, teknoloji vb. kavramların gelecekteki tasarlanmış halidir.
Organizasyon içinde iletişim halinde bulunan, geleceğe ilişkin yeni ve ulaşılmaya çalışılan bir gerçekliğin ifade tarzıdır.

Vizyon Ne Değildir ?
Gelecekle ilgili olmasına rağmen kehanet değildir.
Misyon değildir. Misyon amacı ortaya koyar, fakat yönü göstermez.
Gerçek değildir. "Muhtemel", "arzu edilen" gelecektir. Spekülasyonlar, varsayımlar ve değer yargıları ile doludur.
Doğru veya yanlış değildir. İyi veya kötü, daha az veya çok akılcı, emin veya riskli olabilir.
Durağan, her zaman için tek değildir. Dinamik bir süreçtir.
Bir eylem sınırlaması değildir. Tam tersine, işletmenin enerjisini belli bir yöne sevk edicidir.

Vizyon'a Neden İhtiyaç Duyulur ?
Vizyon, stratejik planlamanın öğelerini (misyon ve felsefe, hedef ve amaçlar, strateji ve aksiyon planları, organizasyon yapısı ve kültür gibi) yönlendirici ve bütünleştirici bir mekanizma olarak gereklidir.
Vizyon, kurumların liderleri tarafından geliştirilir ve kurumun düşünce ve eylemlerinin, kabul görmüş stratejiler içinde yoğunlaştırılması ile herkesin aynı "hedef" doğrultusunda yürümesi sağlanır.
İyi Seçilmiş bir Vizyon Ne Sağlar ?
İnsanların, kuruma bağlılığını arttırır ve onları harekete geçirir.
Çalışanların hayatına anlam katar.
Mükemmellikle ilgili bir standart oluşturur.
Bugün ile yarın arasında bir köprüdür ve daha iyi yarınlar için, tüm çalışanların paylaştığı bir vizyona sahip olmak önemlidir.

Güçlü ve Dönüştürücü Vizyonların Özellikleri Nelerdir ?
İlgili olduğu kuruluşa ve o ana uygun olmalı.
Yüksek idealleri, mükemmeli yansıtmalı.
Amacı ve hedefi ortaya koymalı.
Çalışanlara şevk vermeli, onların bağlılığını arttırmalı.
Doğru ifade edilmeli ve kolay anlaşılmalı.
İşletmenin ne için faaliyet gösterdiğini ve neler başarabileceğini yansıtmalı.
Hırslı olmalı, çünkü işletmenin ufuklarını genişletmeyi temsil etmektedir.
Misyon ile Vizyon'un İlişkisi Nedir ?

Misyon, stratejik planlamanın bir öğesidir.

Misyon, genel hatları ile bir kuruluşun varoluş sebebinin ve yerine getirdiği fonksiyonun sözkonusu kuruluşun yöneticileri tarafından yapılan kısa bir tanımıdır. "İşimiz nedir, ne olacaktır, ne olmalıdır" sorularına cevap olarak mevcut ve potansiyel işlerde gerçekleştirilmek istenen gelişmenin öz olarak ifadesidir.

Amacın belirlenmesinde, hitap edilen pazarlar, sunulan ürünler ve hizmetler, büyüme ve ürün çeşitlendirme sahaları, kuruluşun kapasite, rekabet gücü ve kaynakları dikkate alınmalıdır. Amaç, kuruluşa yön verecek kadar açık ve seçik yazılmalı, ancak görüş açısını daraltmayacak kadar genel olmalıdır.

Kuruluş amacının kısa ve öz olarak ortaya koyduğu durum ve yön, stratejik planlama ve yönetim çalışmalarının başlangıç noktasıdır. Bu noktadan hareketle, kuruluş hedeflerini oluşturmak ve bu hedefleri yıl yıl sayısal, parasal ve zaman açısından boyutlandırmak, uzun vadeli stratejik planlamanın temel yöntemidir.

Ancak bu yöntemin uygulanmasında, mevcut durumdan hareketle belli bir yöne adım adım geliştirilen, somut çevre kısıtlamalarına bağlı kalan ve genel kabul görmüş performans kriterlerini ileriki birkaç yıla ekstrapole eden bir yaklaşımdan kaçınılmalıdır.

Buna karşılık, iş alanlarında önemli değişiklikleri yapmak, daha geniş bir ufuk yaratmak, ileriye dönük yeni düşüncelerle sınırları zorlamak, özet bir deyişle geleceğe Stratejik Sıçrama sağlamak, öncelikle varış noktasına dönük niyet 'in ortaya konmasıyla mümkündür.

Amaç ile birlikte kuruluşun Gelecekte Arzulanan Konumunu tarif etmek, örneğin beş yıl sonra o yere varmak için yapılacak şeyleri geriye doğru plana boyutlandırmak yararlı bir stratejik planlama aracıdır.

Gelecekte arzulan konumu tarif etmek ve aksiyonları buna ulaşacak şekilde planlamaya başlamak, Vizyon Oluşturmak ve Vizyon Formülasyon Sürecini başlatmak demektir.

Cahit Alıravcı
Şubat 1999, OPAL Web Sitesi
KAYNAK : http://www.opal.com.tr/makaleler/vizyon.asp
« Son Düzenleme: 27 Mart 2008 / 20:46 Gönderen: trenci96 »

Adk System Advertising


Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1072
Ynt: Vizyon Sorunu!
« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2012 / 23:40 »
 :)

Aşağıya aktardığım haber, vizyon değişimi için başlatılmış girişimlere karşın hala nerede olduğumuza örnek oluşturuyor!

Sayın Trenren'in aktardığı veriler, vizyon konusunda hem yönetim hem çalışan katında yaşanan sıkıntıları, engelleri özetlemekte zaten!

Aşağıdaki haber ise, (haberin verilişindeki tavır bir yana), üzerinde gerçekten düşünülmesi, araştırılması ve acilen önlem alınması gereken konuları bildiriyor!
Acilen gereken önlem alınmazsa, içimizdeki özlemi bir nebze hafifleten YHT'yi de kayıplar arasına koymamız gerekecek gibi görünüyor!

Umarız ve dileriz, gereken inceleme ve önlemler acilen alınır, bu türden arıza ve aksaklıkların ortaya çıkması hem zihniyet hem de teknik olarak önlenir!

Buyrun haberi okuyalım..

....

AKP'nin hızlı treni yaya bırakıyor

Yüksek Hızlı Tren’in her geçen gün biraz daha yavaşladığı Ankara-Eskişehir hattında bugün yolculuk süresi rekor kırdı. Saat 9.30’da Eskişehir’e ulaşması beklenen tren 11.30’da Eskişehir’e ulaşabildi.

Bir süre önce Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlayan demiryolu seferberliğini 1940’lardan sonra rafa kaldırıldığını ifade ederek “Geçen 60 senede treni kaçırdık ama artık hızlı trenimiz var, kaçırdığımız treni yakalayacağız” demişti. Ancak Yüksek Hızlı Tren’i kullanan pek çok yolcu, özellikle Ankara-Eskişehir hattında, sürekli uzun gecikmeler yaşadıklarını ifade ediyor. Yolcular zaten “hızlı tren” özelliği taşımayan trenin her geçen gün daha da yavaşlamasından şikayetçi.

Bugün ise Ankara-Eskişehir hattındaki gecikme “hızlı” değil, eski “yavaş” treni aratır bir düzeye ulaştı. TCDD’nin 1,5 saat olarak belirlediği yolculuk süresi sabah 8.00 treni için 3 saat 40 dakika oldu.

Ankara-Eskişehir yönünde hareket edecek Yüksek Hızlı Tren hatta elektrik arızası olmasına karşın trene yolcular alındı. Yolcuların trene binişlerinde sürekli kapıların üzerlerine kapanmasıyla hissedilen arıza dikkate alınmayarak tren Ankara’dan hareket ettirildi. Ankara’dan ayrıldıktan kısa bir süre sonra arıza yapan tren, iki saate yakın bir süre boş bir arazide bekletildi. Uzun bekleyiş yolcuların tepkisini çekmesine karşın TCDD’den ilk açıklamanın dışında resmi bir açıklama yapılmadı.

İki saate yakın bir bekleyişin ardından tren Behiçbey istasyonuna çekilerek yolcular bir başka trene aktarıldı. Üstelik bu aktarma sırasında da yolcular yönlendirilmedi. Saat 9.30’da Eskişehir’e ulaşması gereken Yüksek Hızlı Tren ancak 11.40’da Eskişehir’e ulaşabildi.

Dün de Denizli-İzmir seferini yapan 17.45 treninde kısa devre nedeniyle yangın çıkmıştı. Elektrik aksamındaki kablolardan olduğu ortaya çıkan yangın nedeniyle 50 yolcu panik yaşamıştı. Bugün de Yüksek Hızlı Tren’de meydana gelen gecikmenin elektrik aksamından kaynaklandığı belirtiliyor. Uzmanlar tüm bu olumsuzlukların TCDD’de makinelerin ve hatların bakımsızlığından kaynaklandığını belirtiyorlar.

(soL-Ankara)

Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1072
Ynt: Vizyon Sorunu!
« Yanıtla #2 : 28 Aralık 2012 / 12:54 »
Vizyon sorununa devam ediyoruz..

Gönül, zihniyetin değişiminden yana ama sadece gönülle olmuyor bu iş!

Buyrun, kentin ortası, yollar kazılıyor ve ...

İş güvenliği, iş kazası gibi kavramlara uzak bir zihniyetin yarattığı görüntü çıkıyor ortaya  :(

Zihniyet, yaşama bakış, bilimsel yaklaşım gibi kavramları sık kullanmak zorunda kalıyoruz...

Neden?

Neden günümüz uygar yaşamının içinde kendiliğinden varolması gereken unsurların kavgasını veriyoruz?

İş güvenliği, iş kazası gibi insan sağlığını ve yaşamını konu alan kavramlara neden yabancıyız?

Ya da şöyle sorayım, bu kavramların özü insana saygı olduğuna göre...

İnsana saygı duymadığı eylemleriyle ispatlanmış kişileri bizi yönetmek için seçtiğimize göre..

Bizler kendimize saygı duyuyor muyuz sizce?
..
Buyrun haber yorumsuz olarak aşağıda...
...


Bursa Kent içi tramvay hatları yapım çalışmalarında güvenlik önlemli hiç yok

Sn.Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, bu çalışmaları denetlerken, biz yaya vatandaşlar için alınacak güvenlik önlemlerini de dikkate almalı ve sorumluları da ciddi biçimde uyarmalıdır.

Örneğin, otobüsün içinden geçerken çektiğim bu fotoğrafta da yayalar için çok net şekilde görüldüğü gibi güvenlik önlemlerinin alınmadığı ortada.

Yeni Adliye Sarayı önündeki, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ndeki çalışmalar sırasında gerekli önlemlerin alınması şarttır. Çünkü burası çok dar ve trafik akışı oldukça fazla bir güzergahtır. İş hanları, dükkanlar ve Adliye Sarayı’nın da bu güzergah üzerinde bulunması nedeniyle yaya trafiği çok fazla.. Gelip geçen araçlardan korunmak isteyen bir vatandaş her an çukurlara düşebilir.

Araç sürücüleri için de risk olduğu aşikardır. Yapılan bazı çalışmalar insanları bezdirmemeli. Tramvay önemli ama insanların hayatları tramvaydan daha da önemlidir.

Bu unutulmamalıdır.

Şevket ARINCA

Kaynak: http://www.rayhaber.com/bursa-kent-ici-tramvay-hatlari-yapim-calismalarinda-guvenlik-onlemli-hic-yok/#more-51970
 

Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1072
Ynt: Vizyon Sorunu!
« Yanıtla #3 : 30 Aralık 2012 / 06:04 »
Vizyon konusuna devam...
..

Bir şeyi içinize sindirmeden, sırf yapmış olmak için yaptığınızda..

..mış, ..muş gibi göründüğünüzde...

Yani gerçekte olmadığınız bir şeyi insanlara sunduğunuzda, kısa süreli kandırmacalar mümkün!

Oysa sizin rolünü oynadığınız kimliğe gerçekten sahip olanlar, sizin düzenbazlığınızı, kandırmacanızı  eninde sonunda açığa çıkarıyorlar!

Neden diyorum?

Kültür, ecdad, ecdad mirası ve benzeri konularda mangalda kül bırakmayanların gerçekte ne yaptığına, ne olduğuna ilişkin bir haber..

Yorumu sizler yapın...

Saygıyla,

....
Göktürk metroda

Türkiye, geçtiğimiz günlerde uzaya gönderilen Göktürk-2 uydusuyla gurur duyarken, başkent Ankara’daki Göktürk dönemi rölyef ve heykeller metro inşaatına kurban gitti. Doç. Dr. Osman Altıntaş tarafından yapılan ve 5 üniteden oluşan rölyef ve heykellerden artakalanlar bilinmeyen bir yere götürüldü.

GAZİ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Güzel Sanat Eserleri Meslek Birliği (GESAM) Başkanı Doç. Dr. Osman Altıntaş’ın Keçiören Belediyesi önündeki parka yaptığı Orhun Anıtları’nın bire bir rölyefleri metro inşaatının kurbanı oldu. Ulaştırma Bakanlığı’nın bölgede yürüttüğü metro çalışmaları sırasında rölyefler kısmen tahrip edilerek bilinmeyen bir yere kaldırıldı. Yine Altıntaş’ın yaptığı, Alparslan Türkeş’in 16 yıl önce açtığı Şehitler Anıtı da kısmen tahrip edildi.
Eserlerinin kaldırıldığını tesadüfen farkeden ve Ulaştırma Bakanlığı’nı dava etmeye hazırlanan Doç. Altıntaş, karşılaştığı manzarayı şöyle anlattı:

BAKANLIĞA DAVA AÇACAĞIM

“O semtte oturmuyorum. Tesadüfen farkettim. Ulaştırma Bakanlığı buradan metro geçiriyor diye alayını kaldırmış, nereye koyduklarını bilen yok. Avukatım dava açacak. Orhun Anıtları, Kültigin, Tonyukuk, Bilge Kağan, Türeyiş Efsanesi ve Cumhuriyet anıtı ve rölyeflerle 5 ana üniteden oluşuyordu. Hiçbiri ortada yok. Bazılarının kırık parçaları kalmış. Yerinde şantiye var, bir Ulaştırma Bakanlığı kontrolörlük müdürlüğü. Gidip sorduk, kendilerine boş alan olarak teslim edildiğini söylediler. Belediyenin kültür karşıtlığını bildiğim için sormadım. Bu arada Şehitler Anıtı’nın çevre unsurlarını da yok etmişler. Çevresi 80 santim yükseltilmiş. Yani anıtın kendisi de toprak altında kalacak. Şu andaki haliyle eser bozulmuş, çevredeki anıt unsurları kaldırılmış. Siyah metalden, insanlığın şiddet karşısındaki çaresizliğini dile getiren unsur vardı, o kaldırılmış. Ön sol tarafta yeniden doğuş ve yaşamı temsil eden bronzdan taşı delerek filiz açan genç bir dal unsuru vardı, o da yok.”

TÜRK DİLİNİN İLK ALFABESİ

Orhun Yazıtları, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Bilge Tonyukuk, Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtları, Yolluğ Tigin tarafından yazmıştır. Yolluğ Tigin aynı zamanda Bilge Kağan’ın yeğenidir. Yazıtlarda bu abidelerin sonsuzluğa kadar kalması temennisi ile “Bengü Taşlar” denmiştir. Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan’da Orhun Vadisi’nde bulundu.
Bu yazıtlar II. Göktürk Kağanlığı’na aittir. Kül Tigin Yazıtı 732 yılında, Bilge Kağan Yazıtı 735 yılında yazılmışlardır.
1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen tarafından, Rus Türkolog Vasili Radlof’un da yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 Aralık günü Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi’nde bilim dünyasına açıklanmıştır.
....

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22261086.asp

Çevrimdışı Göçebe (chomez)

  • Site Özel Üyesi
  • *****
  • İleti: 1072
Ynt: Vizyon Sorunu! / Bir Örnek daha :)
« Yanıtla #4 : 06 Mart 2013 / 12:19 »
Vizyon..

Zihniyet...

Sorunları gündeme getirip tartıştıkça karşımıza sürekli bu iki sözcük çıkıyor!

Şunda hepimiz mutabıkız sanırım, yaşadığımız sorunları çözebilmenin yolu vizyon sahibi yöneticilerin gerçekleştirecekleri zihniyet değişimiyle mümkün!

Sözü uzatmadan haberdeki bir cümleyi işaret edeceğim.

“Organize sanayi bölgesi olarak planlanan alanlarda OSB’lerin kamulaştırma yetkisi var. Bu kamulaştırma yetkisi problemlerin aşılması, işin tıkanmaması içindir. Ama planlama yetkisiyle vatandaşı, gayrimenkulünü sadece bir kişinin alıcılığına terk etmek adalet açısından çok doğru değildir. Bu yüzden biz bu tür kamulaştırma yetkisinden ziyade, uzlaşarak yapılmasından yanayım. 335 dönüm yerin vatandaşın rızasıyla alınması tercih edilmelidir”

...

İşte adil olmak budur!
Hakkı, hukuku kollamak budur!
Halktan yana olmak da budur!

Bizler bu gerçeği bilmekle birlikte, bunu uyguluyor olmasının, bu uygulamasıyla herkese örnek olmasının, hakkında istenen 397 yıl hapis cezasında artışa gidilmesine yol açabileceğini de biliyoruz  >:(

Ne dersiniz, bu kadar da utanmaz olabilirler mi sizce?

....

İZBAN teşekkürü

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Torbalı’da sanayicilerle bir araya geldi. İZBAN hattının Torbalı’ya uzanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten sanayiciler, Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde kuracakları itfaiye merkezi için Başkan’dan destek istedi.

Torbalı ilçesindeki Pancar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, sanayicinin sorunlarını ve isteklerini dinledi. Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur’un da katıldığı toplantıda konuşan Pancar Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Hüseyin Şairoğlu, ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. İZBAN hattının Torbalı’ya kadar uzatılması nedeniyle Başkan Kocaoğlu’na teşekkür eden Şairoğlu, sanayi bölgesinin İZBAN sayesinde daha da hareketlilik kazanacağını söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin desteğini her zaman hissetlerini ifade eden sanayilerin ortak isteği ise, organize sanayi bölgesinin önündeki yolun ıslahın yapılması ve bölgede kuracakları itfaiye merkezi için eğitim desteği oldu. Sanayicinin yanında olduklarını bir kez daha hatırlatan Başkan Kocaoğlu, yolun asfaltlama çalışmalarını yapacaklarını, itfaiye için her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi.

“Önce uzlaşma yolunu arayın!”
Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nin 335 dönümlük ikinci etap çalışmaları için kamulaştırmada sorun yaşadıklarını anlatan sanayicilere tavsiyede bulunan Aziz Kocaoğlu, “Organize sanayi bölgesi olarak planlanan alanlarda OSB’lerin kamulaştırma yetkisi var. Bu kamulaştırma yetkisi problemleri aşılması, işin tıkanmaması içindir. Ama planlama yetkisiyle vatandaşı gayrimenkulünü sadece bir kişinin alıcılığına terk etmek adalet açısından çok doğru değildir. Bu yüzden biz bu tür kamulaştırma yetkisinden ziyade, uzlaşarak yapılmasından yanayım. 335 dönüm yerin vatandaşın rızasıyla alınması tercih edilmelidir” diye konuştu.

Kaynak : http://www.izmir.bel.tr/Details.asp?textID=10833




Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter
 


Vizyon Sorunu! Benzer Konular

Demiryollarımızın Ana Sorunu!
Türkiye'deki demiryollarımızın ana sorunu ;8697 Km.'lik ana hatlarımızın sadece % 4'ünün(403 km) çift yollu oluşu geriye kalan 8... Devamı...

Gösterim: 6209 - Yanıt: 10 - Başlatan:Trenci96
SİZCE TCDD NİN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?
Yüzlerce sorunu olan ve milyonlarca lira zarar eden  tcdd nin sizce en büyük sorunu nedir??? Devamı...

Gösterim: 4097 - Yanıt: 6 - Başlatan:trenren
GENEL MÜDÜRLÜKTE PARK SORUNU
Arkadaşlar bilindiği üzere Genel Müdürlük Binamızda bu yıl yaz ayı boyunca sürecek bir tadilat başladı bu nedenlede binamızın ar... Devamı...

Gösterim: 2234 - Yanıt: 0 - Başlatan:ata06
TCDD Bilet Satışı BBRSS Sistem Sorunu
      TCDD bilet satışı ile ilgili en büyük ve bilinen problem sistemin sık sık kesilmesi,yavaşlamasıdır.     Kısaca BBSRS denil... Devamı...

Gösterim: 2489 - Yanıt: 0 - Başlatan:trenren
Türkiye’de Bürokrasi Vizyonu Sorunu Yaşıyoruz!..
Türkiye’de Bürokrasi Vizyonu Sorunu Yaşıyoruz!..Taha Aydın: RAYDER olarak kamu şirketlerinin özelleştirilmesini savunuyor ve her... Devamı...

Gösterim: 1456 - Yanıt: 0 - Başlatan:try